İçerik
Bir işçi de Dostoyevski okuyabilir!
Mar filmi bu hafta vizyonda... Filmde başrolü oynayan Volga Sorgu Mar’ın ülkemizdeki önyargıları odağına aldığını söyledi. Begüm Kütük ise bu tür bağımsız filmler de rol almak istediğini anlattı...
İçerik
Aslında yönetmen olmak istiyordum!
Hakan Meriçliler ile buluştuğumuzda setten sabaha karşı beşte geldiğini öğrendik ve setteki durumu sorduk! Herkes birbirine çok destekmiş. Biz de söyleşiye öyle başlamış olduk. Hakan Meriçliler üniversite yıllarından, oyunculukla yönetmenlik yapmak arasında yaşadığı çelişkilere ve Yalan Dünya’daki Çağatay karakterine kadar her şeyi büyük bir samimiyetle bizimle paylaştı. Dizideki herkesin kulaklarını çınlattık ve ortalığa bol bol ‘sevgılım’ replikleri attık!
İçerik
Engin Günaydın: "Demirkubuz bir hoca gibi!"
Zeki Demirkubuz'un merakla beklenen son filmi "Yeraltı" bu hafta vizyona giriyor. Senaryosu ve yönetmenliği Zeki Demirkubuz'a ait filmin başrollerinde Engin Günaydin, Nihal Yalçın, Serhat Tutumluer ve Nergis Öztürk yer alıyor.
İçerik
Cem Yılmaz ve Ferzan Özpetek "Şahane Misafir"i anlatıyor
Ferzan Özpetek romantizmin yönetmenidir. İlk iki filmi Hamam ve Harem Suare’den sonra bütün ilgiyi üzerinde toplayan Özpetek hem eşcinsel duygsunu hem de romantizmi filmlerinde odağa alır. Yani tam bir aşk adamı ve İtalya’da Türk sinemasının gururudur. Son filmi Şahane Misafir duygusu açısından bir öncekilere göre değişiklik gösterse de hayaletlerle ve gizemle oynuyor olması, bir de bunlara Cem Yılmaz’ın eklenmesi sebebiyle Türkiye’de merakla beklenen bir yapımdır. Biz de Ferzan Özpetek’e ve Cem Yılmaz’a mikrofonumuzu uzattık.
İçerik
"El Yazısı" ekibi Popüler Sinema'ya konuştu
Türk sinemasında bazı isimler var ki bence olmaları gereken yerde değiller. Bu tabii ki önce onların suçu. Bu isimlerden biri Cansu Dere. Romantik, yumuşak ve açık sözlü bir insan Cansu Dere. Bizim vahşi basınımızın yarattığı Cansu Dere üzerindeki sis bulutunu yarabilirseniz onu anlayabiliyorsunuz. El Yazısı filmi Cansu Dere’nin son filmi. Filmdeki rol arkadaşı Baran Akbulut ve Cansu Dere ile güzel bir sohbet yaptık. Cansu Dere gibi genç yıldızlarımızın sinemaya daha sıkı bir şekilde konsantre olması lazım. Yönetmenlerin ise bu isimleri kendi sanatsal bakış açılarıyla izlemesi ve tanıması gerekiyor. Ellerindeki değerlerin filme gişe getirecek isim olmalarının dışında kabiliyetlerinin de farkına varmalılar. El Yazısı’nı bu umutla bekliyorum. İşte Cansu Dere ve Baran Akbulut ile yaptığımız röportaj...
İçerik
Bende peygamber sabrı var!
Ahmet Ümit’in bir romanı daha filme uyarlandı. Cem Davran’ın başrolünü oynadığı Bir Sis Böler Geceyi filmi Alevi, solcu bir karakterin hikayesini anlatıyor...
İçerik
Süpertürk’ten Yıldırım Demirören’e destek
Taşfırın erkeği Tamer Karadağlı’nın hem yönetip hem de başrolünü oynadığı Süpertürk bu
hafta vizyonda. Süpertürk ile sinema, futbol, özel hayatı dahil herşeyi konuştuk..
İçerik
Amerikan polisiyesini Ti’ye almak
BatesMotelPro ekibinin video serisinden uyarlanan sinema filmi Patlak Sokaklar: Gerzomat filminin oyuncuları Selin Demiratar ve Kubilay Tunçer ile konuştuk. Sanal dünyayı, komediyi ve sinemanın hayatın içine yayılan ve de insana sihirli gelen yanlarını konuştuk. İyi okumalar…
İçerik
Can Eren'le kısa film dünyasına dair
Son zamanlardaki kısa film festivallerinde "Baydara:Edra'nın Kaderi" filmiyle bir çok ödül kazanan Can Eren'le kısa film ve gelecek planları üzerine konuştuk...
İçerik
"Sen Kimsin?" tam gaz devam
Tolga Çevik’in başrolünde oynadığı Sen Kimsin tam bir kahkaha fırtınası. Biz de bu komik filmin kahramanlarına teybimizi uzattık. Bakın haşarı dedektif bizlere neler söyledi?
İçerik
Aman komedyenler duymasın!
Çocuklar Duymasın dizisinde Pınar Altuğ’un muzip yardımcısı Engin karakterini canlandıran Vatan Şaşmaz Senin ki Kaç Para filmiyle beyazperde de. Şaşmaz rol arkadaşı Fulden Akyürek ile sorularımızı cevapladı. Para için ruhunu şeytana satan bir adamı canlandıran Şaşmaz dönemimizde manevi değerlerimizi paraya değiştiğimizi söylerken şu saptamalarda bulundu, “Son yüzyılda para her şeyin hakimi oldu. İnsanların kendini para uğruna satıyor olmasını eleştiren bir film yaptık aslında. En ufak şeylerde bile yalan söyleyerek kendimizi hafiften satar olduk.” Fulden Akyürek ise 14 yıldır komedi oynadığını artık dram ve farklı rollere hazır olduğunu belirtti.
İçerik
Bu Temel, kitap okuyor!
Sümela’nın Şifresi: Temel’in başrol oyuncusu Alper Kul “Normal bir insanı Karadeniz’de yalnız bıraksak yaşayabilir mi? İşte onun için karadenizliler bir başka düşünür hayatı” diyerek Temel efsanesini tartışmaya açtı...
Temel Karadeniz’in en komik kahramanıdır. Onun fıkraları bazen hayatın gerçekliğinden bazen de Karadenizliler’i kıskanan diğer coğrafya insanının yaratıcılığından çıkar. Bu kadar içimize işlemiş bir kahramanı sinemada canlandırmakta haliyle cesaret ister. İşte Alper Kul bu cesareti gösterdi. Sümela’nın Şifresi: Temel filminde Temel’i canlandırdı. Film beklenenden fazla gişe yaptı. Biz de Alper Kul’a teybimizi uzattık...
İçerik
Yaşananlara karşı içimde öfke var!
Ümit Ünal’ın Nar filmi kadın ağırlıklı oyuncu kadrosu ve senaryosuyla dikkat çekici bir yapım. Filmin başrol oyuncusu İrem Altuğ ile bu fazla alışık olmadığımız sinema dilini ve öyküyü konuştuk. Laf lafı açarken söz son dönemlerde yaşanan kadına şiddet konusuna geldi. Altuğ toplumun içinde bir öfke olduğunu, kadınlara uygulanan şiddeti gördüğünde istemeden de olsa o şiddeti uygulayanlara öfkelendiğini yani kendisinin de aslında toplumdan farklı bir durumda olmadığını söyledi. Bu yıl senaryosunu yazdığı ve oynadığı kısa filmiyle Cannes Film Festivali’ne katılan güzel yıldız, yoğun duygular yaşadığında kaleme daha fazla ihtiyaç duyduğunu anlatırken yönetmenlik için gerekli tecrübeye sahip olmadığını da sözlerine ekledi...
İçerik
Güzel günler görecek miyiz?
Güzel Günler Göreceğiz, töre kurbanı bir genç ile Türkiye’ye yolu düşmüş Rus bir kadının rastlantılar ve acılarla dolu hayatını anlatıyor. Son dönemlerin iki iyi ve önemli oyuncusunun buluştuğu filmle ilgili sorularımızı yönelttik. Nesrin Cavadzade oynadığı Anna rolünü her anne olan kadının içinde hissedeceğini söyledi. Buğra Gülsoy ise filmdeki karakterinin umudu hissetmesinden çok etkilendiğini söylüyor ve “Güneşli günler görürüz. Motorları maviliklere süreriz.” diyerek sözlerini bitiriyor...
İçerik
Çantamı aldım, İstanbul’a geldim!
Cennet Mahallesi ve Baba Ocağı gibi dizilerden tanıdığımız Aylin Kabasakal Eş Ruhumun Eş Zamanı filminde başrolü oynuyor. Türkiye’nin ilk Kuantum filmi olarak lanse edilen yapımın rastlantılar ve seçimlerimizin hayatımızı şekillendirdiği iddiası var. Biz de Kabasakal’a sorduk, “Rastlantılar sizin de hayatınazda önemli rol oynuyor mu” diye. Kabasakal tercihlerin ve rastlantıların hayatını yönlendirdiğini, gerçek hayatta da filmdeki gibi cesur tercihler yaptığını söyledi. İzmir’den cebinde beş parası olmadan çantasını kaptığı gibi İstanbul’a geldiğini ve bu şehirde kaybolmayıp bir kariyer yapmayı başardığını ifade etti. İşte Kabasakal’ın ilginç cevapları...
Film
True Detective
True Detective HBO kanalı için çekilen bir antoloji drama dizisidir ve sloganı "İnsan En Zalim Hayvandır!".
17 yıl önce işlenen cinayetlerin ardından yakalanamayan bir seri katilin davasını günümüzde, Louisiana Eyaleti Polisi Kriminal Soruşturma Bölümünden iki polis dedektifi tekrar açarlar. Dizinin ilk sezonu 8 bölümden oluşacak ve eğer dizi devam kararı alırsa her sezon farklı konular ve karakterleri işlemeye devam edecek.
Film
House of Cards
90’lı yıllarda, politikacı yazar Michael Dobbs tarafından yazılan aynı adlı kitaptan esinlenen ve BBC’ye mini dizi olarak uyarlanan “House of Cards”, şimdi Amerikalı yapımcılar tarafından bir kez daha, üstelik muhteşem bir kadro eşliğinde televizyona aktarıldı.
“House of Cards” Washington’da hırslı bir politikacının zirveye tırmanışını anlatıyor. Kevin Spacey tarafından canlandırılan Francis Underwood yıllarını Beyaz Saray koridorlarında geçirdikten sonra, artık başkanlık seçimlerine adaylığını koyması gerektiğini düşünüyor. Ne de olsa bunca zaman o koridorlarda gördüğü tüm üst düzey bürokratlar ile ilgili her türlü bilgiye sahip. Kimi hangi dosyayla tehdit edeceğini biliyor. Bu gözü kara politikacının Robin Wright tarafından canlandırılan eşi Claire’in de ondan aşağı kalır yanı yok. Francis Underwood’un başkanlık koltuğuna ilerlemek için adeta iskambil kağıtlarından bir ev gibi itinayla inşa ettiği stratejisini ilgiyle takip edeceksiniz.
Film
Seinfeld
New York’lu stand-up komedyeni Jerry Seinfeld (Jerry Seinfeld) ve kendisi kadar nevrotik New York’lu arkadaşlarının başlarından geçen komik hikayeler.
Dokuz sezon boyunca yayınlanan toplam 169 bölümde televizyon tarihinin en çarpıcı devrimlerinden birini gerçekleştirdi Seinfeld. Yayınlandığı ülkelerde televizyonların en sevilen komedisi olmayı başaran Seinfeld, aynı kentte yaşayan dört arkadaşın gündelik hayatından kesitler sunuyor ve son derece basit fikirlerden ilginç açılımlara uzanıyor.
Dizinin tüm ana ve birçok yardımcı karakteri, yazarların gerçek hayatlarından alıntıdır. Birtakım karakterler de gerçek hayattakilerin karikatürize versiyonlarıdır.
Emmy ödüllü dizinin yayınlandığı dönemde dizide geçen birçok replik özellikle ABD'nde günlük hayatın bir parçası olmuş ve şov, tüm sezonlarında reytinglerde ilk ya da ikinci sırayı almıştır. 2002 yılında "TV Guide" dergisi diziyi gelmiş geçmiş en iyi Amerikan tv şovu olarak seçmiştir.
Film
The Wire
Baltimore, Maryland'de geçen bir drama dizisidir.dizinin yapımcısı ve yazarı, eski polis muhabiri David Simon'dır.
Dizinin her bir sezonu Baltimore şehrinin ayrı bir yüzüne odaklanmıştır. Bunlar sırasıyla, uyuşturucu trafiği, liman, şehir yönetimi ve bürokrasi, eğitim sistemi ve yazılı basındır. Geniş oyuncu kadrosu, genelikle diğer rolleriyle fazla ünlü olmamış karakter oyuncularından oluşur. Simon dizinin bir suç draması olarak sunulmasına rağmen, "gerçekten Amerikan şehriyle, bir arada nasıl yaşadığımızla ilgili, Kurumların bizi bağımsız bireyler olarak nasıl etkilediğiyle ilgili ve ister polis, ister yükleme işçisi, ister uyuşturucu satıcısı, ister politikacı, yargıç ya da avukat, en sonunda riske girerek bağlı olduğunuz kurumla mücadele etmeniz gerektiğine ilişkin" olduğu yorumunu yapmıştı.
Büyük bir ticari başarı ya da önemli bir televizyon ödülü kazanamamış olsa da genellikle eleştirmenler tarafından gelmiş geçmiş en büyük televizyon dizilerinden biri olarak tanımlanır.
Film
It's Always Sunny in Philadelphia
Kendilerini "The Gang (Çete)" olarak adlandıran ve yaşlarından beklenenin çok daha azını becerebilen, ahlaki anlayışları oldukça zayıf bir grup arkadaşın başından geçenleri anlatımaktadır.
Çete iki kardeş olan Dennis ve Deandra Reynolds, onların üvey babaları Frank Reynolds, arkadaşları Charlie ve Mac'ten ibarettir. Gruptakilerin her biri oldukça sahtekar, açgözlü, bencil, ahlaksız, sadakatsiz, tembel, düzenbaz, iki yüzlü, kibirlidir ve her zaman tartışabilecek saçma bir konu bulabilmektedir. Her bölüm genellikle kendilerince kusursuz olarak yaptıkları tasarıların peşinden koşarak, kişisel çıkarları için birbilerine ya da başkalarına komplolar kurarak ya da sadece eğlenmek için birbirlerinin rezil oluşunu seyrederek geçmektedir. Taktikleri insanlara genellikle duygusal ve bazen de fiziksel acılar tattırmayı içerir. Bununla birlikte düzenli olarak çetenin dışındaki kişi ya da kişilere şantaj yapmayı ya da onları kışkırtmayı da denerler.
Beraberlikleri hiç de sağlam değildir. Sonucunun ne olacağına bakmaksızın anlık ya da kişisel bir çıkar için birbirlerini satmakta hiçbir sakınca görmezler. Neredeyse yaptıkları herşey bir süre sonra birbirleriyle bir yarış haline dönmektedir. Düşündüklerini yapma konusunda oldukça beceriksiz olmalarına rağmen kişisel kanaatlerini korurlar ve halk içindeki imajları ve itibarları konusunda oldukça takıntılıdırlar. Kendilerini aşırı derece değerli bulmalarının yanında istediklerini elde etmeye çalşırken az da olsa utanç duyguları kendini gösterse de mirasa konmak için kokain çekmek, bir pederi yoldan çıkarmak, bir başkası üzerinde casusluk yapmak için deri bir koltuğun içine girmek gibi genellikle grup içinden bir başkasının utanç verici, iğrenç ya da absürt bulacağı işlerin içine dalarlar.