İçerik
DANISH GIRL - Danimarkalı Kız
Danish Girl, cinsel kimlik karmaşası üzerine büyük laflar edecekmiş gibi yapıp etliye sütlüye pek dokunmadan düz bir anlatımla tarihteki ilk transseksüel olan Einar Wegener yani Lili Elbe’nin yaşam öyküsünün bir kısmını bize böyle anlatmaya başlıyor.
İçerik
DEADPOOL - Mizah, ciddi bir iştir !
Film jenerikte oyuncuların yönetmenlerin senaristlerin ve karakterlerin isimlerini vermek yerine bununla bile alay ederek başlıyor, “bunalım ergen, paragöz hıyar yönetmen” gibi terimler kullanıyor, bu noktada alışılmadık bir kendisini ti’ye alma durumu var yapımın.
İçerik
CAROL - Sınırsız Aşk
Velvet Goldmine gibi kült filmlerden bildiğimiz yönetmen Todd Haynes ise Carol ve Therese arasındaki sınırsız olduğu kadar yasak olan bu aşkı izleyicilere çok başarılı şekilde yansıtmış.
İçerik
KÖTÜ KEDİ ŞERAFETTİN
Filmde seyirciyi gülerken koltuktan düşürme olasılığı en yüksek diyaloglar, sıçan Rıza ve martı Rıfkı arasında geçenler olmakla birlikte Misket'in seksi havası da ortamı oldukça ısıtmış.
İçerik
FOUND - Hayatım bir korku filmi
Filmin başlarda yavaş ilerleyen dramatik hali, finale doğru adım adım artan gerilimle birlikte bambaşka bir şekle dönüşüyor.
İçerik
THE REVENANT - Diriliş
İlk mevzuda sonuç ne olursa olsun Mustang'in bizi maddi manevi temsil etmediğini düşünüyorken, ikinci mevzuda da şunu söylemek isterim; Leonardo Di Caprio bu rolüyle hak etmiyor Oscar'ı.
İçerik
SPOTLIGHT - Gazetecilik Dersi
Tam bir gazetecilik dersi veren Spotlight, izleyicinin olaya basın tarafından bakmasını sağlıyor.
İçerik
YOUTH - Gençlik
Sorrentino, sinemanın son modern romantiklerinden kanımca. Onun değerini iyi bilmek, yaptığı her işi sıkıca takip edip yalnız bırakmamak gerek.
İçerik
YOUTH - Gençlik
Genel olarak tüm filme egemen olan tema ise hayat, ölüm, yaşlılık ve gençlik gibi zıt görünen ama aslında birbiriyle alakalı kavramlar.
İçerik
THE REVENANT - Diriliş
12 dalda Oscar’a aday olan filmde anlatılan hikaye, gerçekten yaşanmış bir olayın biraz daha abartılmış hali.
İçerik
SUFFRAGETTE - Diren! Zamanı geldi
Suffragette (Diren!), kadınların 100 yıl önce İngiltere’de oy kullanma hakkını elde edebilmek için nasıl bir savaş verdiklerini anlatıyor.
İçerik
DREAM HOME - Hayalimdeki Ev
Dream Home, alışkın olduğumuz "slasher" filmlerden biraz daha farklı bir derde sahip korku filmi.
İçerik
CREED - Efsanenin Doğuşu
Bu filmin devamının çekilmesi ve Sylvester Stallone’un da yer alması çok büyük bir olasılık. Rocky, filmde Adonis’in sıkça söylediği gibi, “ Artık beden olarak yaşlı bir adam olabilir, ama ruhu gençliğini korumuş” birisi.
İçerik
The Hateful Eight - Ölü ya da Diri
3 saate yakın süren The Hateful Eight filmi, Tarantino sinemasında alışık olmadığımız bir şekilde uzun ve dingin kar görüntüsüyle açılıyor.
İçerik
BORN OF FIRE - Sanatsal Bir Cin, Görsel Bir Şölen
Born Of Fire filminde, Hıristiyan ve İslam inançlarının bir sentezi olarak şeytan-cin kavramı kullanılmıştır. Filmde kıyameti dünyaya flüt yoluyla getirecek olan cin, İslam kaynaklarında “Dabbet-ül arz” adı altında kıyameti dünyaya getirecek cin ordusu olarak yer almaktadır.
İçerik
IN THE HEART OF THE SEA - Denizin ortasında
Film, Moby Dick hikayesini veya gözünü intikam bürümüş Kaptan Ahab’ı değil, Essex gemisi mürettebatının dev bir balina ile karşılaşmalarını ve başlarına gelen talihsizlikleri anlatırken hayatta kalma mücadelelerine odaklanıyor.
İçerik
DJİNN / CİN - Cinayet Haramdır
Filmde batı ve doğu kültürlerinde ortak olarak kullanılan karga, kara köpek gibi öğelere başvurulduğu gibi, Türk korku filmlerinde kullanılan Ayet el-Kürsi, Nas Suresi ve nazarlık da karşımıza çıkıyor.
İçerik
MUSTANG - Dört nala koşan bir at misali
Filmin ana eleştirisinin, ilerleyen bölümlerinde “Night of The Living Dead” adlı filmdeki zombiler derecesinde bir korku unsuruna dönüşen muhafazakarlığın ve ataerkil toplumun gereksiz baskısı ile ilgili olduğu kolayca göze çarpıyor.
İçerik
BASKIN-KARABASAN – Devriyeler Basmadan
Baskın-Karabasan düzgün kurgusu, mükemmel müzik seçimleri, düşmeyen temposu ile korku filminden daha ziyade, tam sanatsal bir “Gore” olmuş.
İçerik
DELİBAL - Aşk satar
Senaryo klişe de olsa, yakışıklı bir jön ve güzel bir kadınla aşk filmi her zaman satar. Çünkü beğeniyle sevgiyi birbirine karıştırdığımız, aşkın yerini hoşlantıların aldığı, cinselliğe dayanan ilişkilerin aşk diye adlandırıldığı günümüzde gerçek aşk kırıntılarını beyazperde de görmek ruhumuzu okşuyor.