İçerik
Nedir Bu Kadınlardan Çektiğimiz!
Gizemli Kadın, ülkemizde geç gösterime giren filmlerden… Yönetmeni Pawel Pawlikowski belgeselden gelen ve 1998 yılında çektiği The Stringer ile kurmacaya geçen, çok da üretken olduğu söylenemez bir sinemacı… My Summer of Love ile de uluslararası projelerde çalışma imkanı bulmuş…
İçerik
Vampirler ve Cadılar: Yiyin Birbirinizi!
Daha seyredeli 4-5 gün geçmiş olsa da “Karanlık Gölgeler”i seyredeli sanki aylar olmuş gibi geliyor. Seyrederken kimi zaman eğlenmiş, gülmüş ve Tim Burton’ın tamamen suni ve kendine ait bir dünya kurma becerisine şapka çıkarmıştım.
İçerik
Hepimiz canavarız!
Canavarlar Sofrası bizi distopik bir dünyanın içine sokuyor ama bunu filmin başında anlamıyoruz. Klasik (soğuk ve bıkkın) bir karı koca ilişkisi olarak başlayan film, tek mekanda işleyen bir eleştiri mekanizmasına dönüşmeye çalışıyor. Çalışıyor diyorum çünkü derdini bize kısıtlılık arz eden bir durumla anlatıyor. 1984, Fahrenheit 451 tarzı distopik dünya kuran ama benim Burjuvazinin Gizli Çekiciliği tadı da aldığım bir film Canavarlar Sofrası.
İçerik
Sensiz Dünya malı neyleyim?
Fransızlara sordular, “Yılın kültür olayı nedir?” diye, “The Intouchables’dır” dedi, ülkenin yarısından fazlası. Gişedeki aşırı doz başarı ve filmin memleketinde gördüğü fenomen muamelesi de cabası! Buram buram bir sinema değil bekleyen bizi… Can Dostum, yüreği dağlılarda yer edinebilecek bir gönül filmi.
İçerik
O ateş bizi de yaksaydı keşke!
Gülün Bittiği yer, Sözün Bittiği Yer ve Ateşin Düştüğü Yer… Farklı zamanlara, farklı sosyal durum ve insanlara vurgu yapan üç film, bir üçleme… Gülün Bittiği yer 12 Eylül’e ve o dönemde işkence gören ve sonrasında erkekliği kaybettiğini düşünen bir gencin psikolojisine odaklıydı. Umudun Bittiği Yer hasta oğlunu kurtarmak için helak olan bir babanın dramını anlatıyordu.
İçerik
Sisler içinde bir gizem öyküsü
The Raven / Kuzgun Edgar Allan Poe’nun en önemli şiir öyküsü ama Poe ismi sadece Kuzgun’dan ibaret değil. 46 yıllık yaşamı boyunca yazdıklarıyla kendinden sonra gelen pek çok ismi etkilemiş bir şair, Poe… Onun hikayelerindeki mistik temalar ve yükselen şiirsi duygusallık günümüz korku hikayelerini/ filmlerini esin manyağı yapmış deli deha H.P. Lovecraft’ı bile kalbinden vurmuştu.
İçerik
Hayaletlerimiz ve Biz
Hayaletler gerçekten nelerdir? Neden bu kadar çok hayalet öyküsü var? Bunun nedeni sanırım, ne kadar bilimsel düşünürsek düşünelim, söz konusu ölüm olunca kavrayışımızın yetmeyişi. Ölüm, hayatın yokluğu ve biz bu yokluğu tasavvur edemiyoruz.
İçerik
Hepinizi Kurtaracağım Ulan!
Cuma’ya “Film” diye bir film gösterime girecek, basın gösterimi de yapmışlar, o sebepten Maçka G-Mall sinemasındayız. Dostumuz Nizam Eren’le sohbetteyken filmin oyuncuları, teknik ekibi de çevrede dolanıyor. Heyecanlı oldukları her hallerinden belli, Nizam filmin dört önemli oyuncusundan biri olan Cumali Karakaya’yı davet ediyor. O da Film’in aslında festivaller için çevrildiğinden ama aldığı olumlu tepkiler yüzünden vizyonda seyirci karşısına çıkma kararı aldıklarından bahsediyor ve zaten güdümlenmemiş, duru bir akıl ile filmi seyretmek istediğimden başka bir şey de duymak istemiyorum, sadece “o ne özgüven o” diyorum içimden.
İçerik
Böyledir bizim sevdamız!
Kimi zaman altyazılar kimi zaman törenler, kimi zaman zoraki belediye ilişkileri kimi zaman jüriler, en çok ve en önemlisi ise gösterim koşulları sorunludur memleketimin festivallerinde! Ankara Film Festivali de bu tanıdık sorunların bazılarıyla az içli dışlı değildir hani. Ama samimiyet ve gönüllülük, kendini öyle yoğun hissettirir ki, yüreğinizi, karşılığını bulan sakin bir sevda kaplar. Hatta son gün gelip çattığında, tuhaftır ya, Ankara'dan dönesiniz gelmemiştir henüz...
İçerik
Ölçülü dram, yerinde mizah!
Oyuncu Seth Rogen, yapımcı Evan Goldberg ve senarist Will Reiser, 20’li yaşların başından beri birlikte iş yapan üç isim… Komedi dizisi Da Ali G Show’dan beri birbirini tanıyorlar. Arkadaşlıkları ve yaptıkları iş gayet yolundayken, küçük bir pürüz ortaya çıkıyor; Sürekli hastalanan ve yorgun gözüken senarist Will Reiser’la mütemadiyen dalga geçen Rogen ve Goldberg, talihsiz bir gerçekle karşılaşıyor… Will Reiser bir gün işe gelip, en yakın arkadaşlarına kanser olduğunu söylüyor.
İçerik
Baltalar elimizde
2011 Asya Film Ödülleri’nde Jung-woo Ha’ya en iyi erkek oyuncu ödülü kazandıran Ölüm Denizi, Güney Kore’nin sinemaseverlere (şimdilik) son hediyesi. 157 dakika gibi iddialı bir süresi olmasına rağmen zamanın nasıl geçtiğini anlayamadan nefes nefese izlenen, kora kor bir intikam hikâyesi.
İçerik
Harry Potter’ı baba olarak izlemeye hazır mısınız?
Susan Hill’in aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan Siyahlı Kadın, Harry Potter olarak tanıdığımız Daniel Radcliffe’in, Harry Potter serisini tamamladıktan sonra rol aldığı ilk film. Radcliffe filmde hayaletli bir kasabaya göreve giden avukatı canlandırıyor. Gerilim unsurlarını iyi kullanan filmin en büyük dezavantajı Harry Potter’ın hafızalarımıza fazlasıyla kazınmış olması. Daniel Radcliffe’i baba rolünde izlemeye henüz hazır değiliz.
İçerik
Peliküldeki Kan İzleri
Ey “Fetih 1453”ü yapanlar, ey koşa koşa bu filme giden ve hayranlıkla seyreden kitleler, ey bu filmi hak ettiği gibi eleştirmeyen meslektaşlarım, ey çoğunluk, size yazıyorum bu yazıyı!
İçerik
Gizemli Adaya Yolculuk
Bazı filmleri izlerken çocuk olmayı diliyorum, Gizemli Ada’ya Yolculuk’ta bu filmlerden birisi. Çünkü çocukluğun o saf algısıyla kurguya kalın bir çizgi çekip, o dünyanın içinde daha sahici dolaşmak mümkün. Üç serilik bir parçanın ikinci filminde keşke kaybolmasa, yok olmasa dediğimiz güzellikteki bir gizemli adaya düşüyoruz. İlki 2008 yılında çekilen Dünyanın Merkezine Yolculuk filmiydi. Jules Verne’in aynı adlı romanından uyarlanan filmde yine bambaşka bir dünyanın içinde bulmuştuk kendimizi. Yönetmeni aynı zamanda Ayı Yogi’yi tekrar hayatımıza sokan Eric Bervig’di…
İçerik
BİR BAKIŞIN İZİNDE: ANNE HİKAYELERİ
Çocukları için farklı şekillerde mücadele eden, her biri birbirinden farklı öykülere sahip annelerin filmlerini derlemek istedim.
İçerik
23.ULUSLARARASI ADANA FİLM FESTİVALİ’nden izlenimler…
Babamın Kanatları, kuşkusuz festivalde en çok övgüyü alan film oldu. İzleyiciden ve yazarlardan güzel geri dönüşler aldı. Menderes Samancılar ve Musap Ekici filmin dikkat çeken isimleri oldu. Festivalden de 7 ödülle ayrılan filmi izleyememenin üzüntüsü içindeyim, umarım en yakında zamandaki bir festivalde yakalayabilirim.
İçerik
Takip etmeniz gereken 10 yabancı dizi
Diziler tek kanallı televizyon döneminden 90’lı yıllarda hem özel kanallar ve uydu alıcıları sayesinde yabancı kanalların hayatımıza girmesiyle, hayal dünyalarımızdaki kahramanların maceralarını uzun soluklu olarak hem de internetin ülkemizde yaygınlaşmasıyla da eş zamanlı olarak karşımıza çıkmaya başladı.