İçerik
Kapitalizmin el kitabı
Ekonomik krizin izlerini taşıyan Amerika’dan yine bir kriz filmi. Richard Gere’ın başrolünü oynadığı yapım gerçekçi bakış açısıyla kaçırılmaması gereken bir yapım...
İçerik
Maskesiz Süper Kahraman
Senaryosunu ünlü müzisyen Nick Cave’in yazdığı Kanunsuzlar, üç kardeşin Büyük Buhran olarak isimlendirilen 1930’lar Amerika’sında geçen hikâyesini anlatıyor.
İçerik
Malatya'da gezerken de film izliyor gibiyiz!
Bana göre her festivalin farklı bir dokusu var. Bu sene üçüncüsü yapılan Malatya Film Festivali yerli yapımlarda Antalya ve Adana'nın devamı misyonunu üstleniyor.
İçerik
Bir yandan da hayat bizi gözetler!
Pelin Esmer belgeselden yavaş yavaş kurmacaya çektiği tarzında bu kez kadın ve erkek hayatlarının yalnızlık dengelerini ve kesişim noktalarını sorguluyor.
İçerik
Asteriks ve Oburiks gizli görevdeler! Peh!
Asteriks ve Oburiks çizgi romandan sinemaya sevimli bir şekilde uyarlanmış bir film. Gerçi Fransızların o muhteşem! esprilerinin çeviride gittiği o yüzden perdeye aval aval bakıldığı savunulsa da son filmde yani Asterik Oburiks Gizli Görevde’de bunun gayet bize uyarlanmış olduğunu gördük!
İçerik
Araf’ın Ve Striptiz Kulübü’nün Ortak Noktası
Yeşim Ustaoğlu’nun Araf’ında yol üstü dinlenme tesislerinden birinde çalışan iki gençle birlikte onların hayatlarına giren bir kamyon şoförünün hikayesi anlatılır.
İçerik
O evlatlar sizi affeder mi?
Çanakkale Çocukları’nın basın bülteninin ilk lafı “Evlatlar da sağ olsun”. Filmi seyrettikten sonra söyleyeceğim şey o evlatlar sağ olsun tabii ama o evlatlar sizi affeder mi? Sinan Çetin’i şimdiye kadar önemsedim ve filmlerinden de zevk aldım.
İçerik
Siz yaşasanız ne olur, ölseniz kim üzülür?
Matilda (neden bütün felaketler bir kadın ismine sahiptir)? adında dev bir astreoid hızla dünyaya yaklaşmaktadır ve çarptığında dinazorların soyunu tükettiğini varsaydığımız felaketin bir benzeri insanlık için gerçekleşecektir. Onlar dünyada 65 milyon yıl cirit attılar, biz hepi topu 2 milyon yıldır buradayız ama meteor bu işte, adres sormuyor!
İçerik
Sürprizlerle dolu bir gerilim
İşkence Odası (Matryrs) filmiyle adını uluslararası alanda duyuran Pascal Laugier, ilk İngilizce filminde bir kasabada yaşanan esrarengiz olayları konu alıyor. Çocukların uzun boylu bir yabancı tarafından birer birer kaçırıldığı bu kasabada olayların üzerine giden kişi, hemşire Julia. Doğaüstü gerilim gibi başlayıp ayakları yere basan bir finale doğru uzanan Sır, sürprizi bol bir film. Julia rolünde filmin önemli yükünü taşıyan ve başarısında rol oynayan Jessica Biel var.
İçerik
Woody Allen’la yaşamak ister misiniz?
Son dönemlerde sürü sepet vizyona giren Fransız filmlerinden biriyle daha karşı karşıya olduğumu düşündüğüm için ayaklarımı sürüyerek gittim Paris Manhattan’a. Açıkçası basın bülteninde de yazanlar çok iyi şeyler vaat etmiyordu bana. Woody Allen hayranı genç bir kadının aforizmaları ne kadar ilginç olabilirdi ki? Üstelik ben tam bir Woody Allen hayranı olduğum halde bunları söylüyorum.
İçerik
Hayat Sürprizlerle Doludur!
Sevdiğim filmlerden biridir; Alice Artık Burada Oturmuyor / Alice Doesn’t Live Here Anymore… Dul kaldıktan sonra oğlu ile yeni ve zorlu bir yaşama doğru yola çıkan bir kadının zorlu yaşam mücadelesini anlatan neredeyse yarı belgesel, güçlü bir yapımdır.
İçerik
Çocuklar, Tacizcileri ve Polisler
“Polis”, 2011 yılında Cannes’da Altın Palmiye için yarıştı ve Jüri Ödülü’yle mükafatlandırıldı. Doğrusu bu ödüle çok şaşırmıştım. Maiwenn’in (Le Besco) yönettiği filmin orijinal ismi de Polis ama yanlış, çocukça yazılmış bir polis. Yani Police yerine Polisse.
İçerik
Bizi ancak sen Kurtarabilirsin!
Son 30 yılda denizlerdeki balık nüfusunun %30 aşırı avlanma sebebiyle tükendi. Böyle giderse 40 yıl sonra balık dediğimiz şeyi kitaplardan/tabletlerden göreceğiz!
İçerik
Özgürlük bizim ruhumuzda var
İkinci Dünya Savaşı sırasında Fransa’daki Müslüman gençlerin Fransa’nın özgürlüğü ve Yahudiler’i Nazi zulmünden korumak için verdikleri mücadeleyi anlatan Özgür Adam – Les Hommes Libres seyredilmesi gereken bir film...
İçerik
İz Bırakanlar Unutulmaz
En baştan söyleyelim, İspanyol korku gerilim sinemasının yüz akı yönetmenlerinden Jaume Balagueró gene kalburüstü bir işe imza atmış. Cesar ve Clara arasındaki hastalıklı ilişkiye odaklanan Ölüm Uykusu, “insanoğlu mutlu olmak için neleri göze alır?” gibi ağır sorular sorarken korku gerilim sinemasının gereklerini yerine getirmekten de geri durmuyor. Özellikle Cesar’ın bir aksilik sonucu Clara’nın dairesinde uyuyakaldığı gecenin sabahında, Clara ve sevgilisine görünmeden evden çıkmaya çalıştığı sahneler bütünü tırnak kemirten cinsten.
İçerik
Bu filmler bizi germiyor
Gerilim filmleriyle o kadar çok karşılaşıyoruz ki izleyici olarak artık kolay kolay heyecanlanmadığımızı söyleyebilirim. Korku ve gerilim filmleri özel türlerdir, kendilerine göre formülleri vardır. Bu tür filmlerin alt metinlerine istediğiniz konuyu ve eleştiriyi saklayabilirsiniz. Zaten bir korku veya gerilim filmini başarılı diye nitelememizin en büyük sebebi de bu alt metinlerde bulunan eleştirilerdir.
İçerik
Lübnan’dan Vizontele Manzaraları
Nadine Labaki’nin adını Karamel (2008) adlı filmiyle tanımıştık. Lübnanlı yönetmen, bir arkadaşıyla birlikte yazdığı filmde başrollerden birini de üstlenmişti. On parmağında on marifet olan Labaki daha ilk filmiyle Cannes’da boy göstermiş ve çok da beğenilmişti (her açıdan beğenilmişti çünkü Labaki çok da çekici bir kadın).
İçerik
Palamutunun peşindeyiz Buz Devri!
İlki 2003 yılında vizyona giren, bir toplaşma ve insanoğluna (bebeği ailesine ulaştırma azmi) yardım kampanyası gibi doğan Ice Age / Buz Devri seri açıkçası hemen dikkatleri üstüne toplamayı başarmıştı. Öyküsü çok tatmin edici olmasa da karakterlere yüklenen komiklikler ve ara espriler filmi bugünlere getiren detaylar.
İçerik
Bu da İngiliz Pastası
Gençlik komedileri sinemanın başarılı türlerinden. Özellikle 80’lerde hit yapan bu tür ara ara başarılı örneklerle kendini hatırlatmakta. 1999 yılında gençlik komedilerinin son dönem kült olmuş örneği sinemalarda kendini gösterdiğinde bir çılgınlık yarattı. Amerikan Pastası o kadar başarılı oldu ki serisi çekildi. Bu yıl da sonuncu filmi seyrettik. Avrupa sineması da kendine has olmakla birlikte aslında Hollywood’u takip ediyor. Özellikle aksiyon filmlerinde bu gözleniyor. İşte bu takipçiliğin sonunda İngilizler 2008 yılında The Inbetweeners adlı diziyi televizyon için üretti. Lisede okuyan dört kafadarın maceralarını işleyen bu dizi o kadar tuttu ki dizinin filmi de çekildi ve bu hafta biz onu sinemalarda seyredeceğiz.
İçerik
Sahil Güvensiz, Kurtar Bizi Hasselhoff!
2005 yılında çektiği, rahatlıkla ‘çılgın bir film’ diye isimlendirilebilecek Kanlı Şölen (Feast) ile ismini bir kenara not ettirmişti 1957 doğumlu yönetmen John Gulager. Kendisinden aynı lezzette farklı işler beklerken o Kanlı Şölen’e vizyon şansı bulamayan iki adet devam filmi çekmeyi tercih etti.