İçerik
Christine – Delirmenin Eşiğine Gelmek
Christine karakterinin çok sivri ve baskın bir kişilik olmasından ötürü film, kimi zaman amacının dışına çıkıyor. Medya eleştirisi yerini “delirmenin eşiğine gelmiş bir kadının bunalımı”nı anlatan bir filme bırakıyor.
İçerik
The Salesman / Satıcı
Bilindiği üzere İran şeriat kurallarına göre yönetilen bir ülke. Hal böyle olunca toplumdaki bir çok suç/suçlama/iftira bireyler arasında çözülmeye çalışılıyor. Zira ötesi kırbaçlama, ağır cezalar ve hatta ölüme dek gidebiliyor. İşte usta yönetmen bir yandan da bu sistemdeki adalet eleştirisini de yapıyor olay üzerinden. Bu anlamda da oldukça yerici bir çalışma olduğunu da eklemeli.
İçerik
Tereddüt - Yolculuk, önce içeriye, sonra dışarıya doğru.
Kadın cinselliğinin toplumsal ve psikolojik etmenlerini masaya yatırmak gibi bir dert edinmişken yönetmen bunu sergilemeden anlatmayı da pekala tercih edebilirdi fakat aksine gerçekten de cüretkar davranmış ve uzun planlar boyunca sevişme sahneleri katmış filme. Açıkçası uzun zamandır bu kadar estetik sevişme sahneleri izlememiştik özellikle de Türk sinemasında. T
İçerik
Bodkin Ras
Bodkin Ras filminde dram, komedi, gizem türleri tadında kullanılmış. Oyunculuk deneyimleri olmamasına rağmen bireyler kendilerini canlandırdıkları için karakterler inandırıcı.
İçerik
Kalandar Soğuğu: Dört Mevsimli bir Karadeniz esintisi
“Kalandar Soğuğu” festivallerden aldığı övgüyü kesinlikle vizyonda da hak ediyor. Son zamanların gelmiş geçmiş en başarılı sinematografisine sahip.
İçerik
BORN TO BE BLUE - Doğuştan Kederli
Chet Baker’ın önemli şarkılarından biri olan ve filme de ismini veren “Born to Be Blue”, sanırım müzisyenin melankolik tarzını yansıtmak istenilmesinden ötürü “Doğuştan Kederli” ismiyle çevrilmiş.
İçerik
Yollar, Festivaller, Filmler...
Bu ülkede kaç film festivali var? Çok… Ama gerçekten kaç tane diye sorarsanız cevap kısacık bir sayı: üç… İstanbul Film Festivali, Adana Altın Koza, Antalya Altın Portakal… Eğer heves sönmez de yaşamaya devam ederse belki Malatya…
İçerik
Tartışmalar, ödüller..vs.
Belki abartıyorum ama jürilerinden birinde görev aldığım bir festivalin bir parçası olmuşum gibi de hissediyorum kendimi, tabii Türkiye’deyse o festival. Adana Altın Koza’da Şenay Aydemir ve Coşkun Çokyiğit’le birlikte Siyad jürisiydik ve şimdi bana festivalin bir parçası olmaktan eleştirmenliğe geçiş bir miktar zor geliyor.
İçerik
Popüler Sinema, Altın Koza'nın nabzını tutuyor: 3.Gün
19. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali bütün hızıyla devam ediyor. Açılış kokteyliydi, hoş geldiniz yemeğiydi derken geçen iki günün ardından, üçüncü günün tamamını festival filmlerine ayırdık.
İçerik
Venedik Film Festivali'nde 10.Gün
Ve bugün son Altın Aslan adaylarnın da gösterimi yapıldı. Artık sonuçları bekleme zamanı geldi. Ben hemen bizim Fipresci jürimizin ödüllerini açıklayayım. Ana Yarışmada birinciliği Paul Thomas Anderson’ın “Usta”sına verdik. “Usta” benim beğendiğim bir film değil ama çok beğendiğim başka bir film de olmadı. Seidl’in “Cennet: İnanç”ını tercih ederdim ama o filmi de çok çoşkuyla savunacak kadar beğenmiş değildim.
İçerik
Venedik Film Festivali'nde 9.Gün
Festival yorgunluğu çökmeye başladı. Toronto başlayınca Venedik’te gazeteci sayısı da azaldı. Artık intiaklar oynanıyor. Cumartesı sabahı Brian De Palma’nın “Tutku”suyla dananın kuyruğu kopacak. FIPRESCI jurisi olarak kararımızı aşağı yukarı verdik. Jürilerde kararlar ortak verildiği için yazdıklarımdan sonucu tahmin etmeye boşuna kalkmayın. Benim değil jürinin seçimi söz konusu.
İçerik
Venedik Film Festivali'nde 8.Gün
Harmony Korine 16 yaşında “Kids”in senaryosuna imza attığından beri, Amerikan bağımsız sinemasının yaramaz çocuğu olmayı sürdürüyor. Adını Amerikan üniversitelerinin bahar tatilinden alan “Bahar Tatilcileri” (Spring Breakers) Korine’in bugüne kadar yaptığı en ana akım film.
İçerik
Venedik Film Festivali'nde 7.Gün
Olivier Assayas’in Altın Aslan için yarışan filmi “Mayıstan Sonra” tahmin edilebileceği gibi 68 Mayısının ardından gelen yıllardan yani 1970’lerin başından söz ediyor. Assayas genç bir oyuncu kadrosuyla kendi hayatından izler taşıyan bir film yapmış.
İçerik
Venedik Film Festivali'nde 6.Gün
Bir yönetmenin ilk filmiyle Venedik’te Altın Aslan için yarşsması sıradan bir şey değil. İsrailli Rama Burshtein “Boşluğu Doldur” (LEMALE ET HA’CHALAL) adlı filmiyle bunu başarmış.
İçerik
Venedik Film Festivali'nde 5.Gün
Terrence Malick’in bir dahi oldugunu benim de düşünmüşlüğüm vardır. “Ince Kırmızı Hat”ı Berlin’de seyrettiğimde çok etkilenmiştim. Bir de garip bir ilişkim oldu Malick’le. Gayet nadir film yapan bu yönetmenin filmleri ne zaman büyük bir festivale gitsem beni buldu. İlk Berlinale’mde de ilk Cannes’ımda da Malick yarıştı ve filmi en iyi film seçildi. İlk Venedik’imde yine Malick yarışıyor. Bakalım tarih tekerrur edecek mi? Ben yine Cannes’da olduğu gibi Venedik’te de Malick’in eli boş dönmesi için duacıyım. Bu kez geçen seferkinden daha çok.
İçerik
Venedik Film Festivali'nde 4.Gün
Festivalin en heyecanla beklenen yarışma filmlerinden biri bugün gösterildi: Paul Thomas Anderson’ın ”Usta”sı (The Master) yönetmenin ”Kan Dökülecek”ten sonra yaptığı ilk film. Kan Dökülecek ikisi Oscar, birisi Berlin’de Gümüş Ayı olmak üzere 70 civarında ödül kazanmış bir filmdi. Daniel Day Lewis gibi güçlü bir oyuncusu vardı ve aslında anlattığı karakteri son derece yetersiz bir biçimde tasvir etmesine rağmen etkileyici olabilmişti. Safi bir kötülüğün temsilcisi gibiydi filmin petrol zengini kahramanı. Metafiziğin konusu olacak bir kötülüğün. O filmin bir de din adamı kahramanı vardı.
İçerik
Venedik Film Festivali'nde 3.Gün
Venedik Günleri adlı bölümde Miu Miu adlı moda şirketinin ısmarladığı 4 kısa filmden oluşan “Kadınların Hikayeleri”ni moda şirketinin (miu miu) web sitesinden görebilirsiniz (http://www.miumiu.com/it/wtales/2/film). Lucrecia Martel ve Giada Colagrande’nin filmleri ilginçken, Zoe Cassavetes ve Massy Tadjedin’in filmleri ise bende iz bırakmadı.
İçerik
“BÜYÜ DE BABAN SANA…”
19. Altın Koza Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması’na başvuran kısa filmleri izlemek üzere 7-8 Ağustos’ta ön jürinin diğer üyeleri Selim Demirdelen ve Asiye Dinçsoy’la buluştuk. İzledikçe hevesim kırıldı, izledikçe aklıma onlarca soru düştü, izledikçe biraz hayat benden soğudu, biraz ben hayattan soğudum... Ama daha çok üzüldüm ve korktum.