İçerik
Dr.Seuss'dan her yaştan seyirciye eğlenceli dersler
Dr.Seuss olarak tanınan ve sevilen, Amerikalı yazar, şair, çizer, besteci ve 2.Dünya Savaşı 'nda binbaşı olarak görev yapmış, 2 Emmy ödüllü Theodor Seuss Geisel (1904-1991), çocuklara yönelik yazdığı kitaplarla düş dünyalarının kapılarını sonuna dek açmıştır...
İçerik
Unuttun beni zalim!
Romantik komedilerin ya da romantik dramların formülü genelde ulaşılamayan, kaybedilen, kanırtan, gözyaşıyla birlikte kimi zaman gülünen, kimi zaman da daha diplere saplanılan bir durum barındırır!
İçerik
Gerçek bir balina kurtarma operasyonu
Büyük Mucize sadece bir balina kurtarma operasyonu hikâyesi değil. Aynı zamanda politik oyunların, medyanın gücünün, yer yer iç içe olan çıkarcı tutumunun, Greenpeace’in gönülden mücadelesinin ve büyük sermayenin nasıl da nabza göre şerbet verdiğinin filmi. Bazen fazlasıyla didaktik olup, eski bir anlatım tarzıyla karakterlerin derinine inmese de verdiği mesajlarla takdir edilmesi gerek. Gerçekte de bir aktivist olan Drew Barrymore’u, bir Greenpeace gönüllüsü rolünde bakımsız ve makyajsız bir halde izliyoruz.
İçerik
Cem Yılmaz’dan 'Sevimli hayalet' olursa…
Genç Pietro umutsuz aşkının peşinden Sicilya’dan Roma'ya taşınmış ve cinselliğini henüz keşfetmekte olan utangaç biridir. En yakın dostu ve kuzeni (aslında anneleri kuzen) olan Lea ile kiralık bir yer bakınırken unutulmuş bir ev bulur ve oraya taşınır. O bir pastanede kruvasan ustasıdır ancak kurduğu
hayal bambaşkadır. Amatör bir oyuncu olarak çok yetenekli olduğu söylenemez ama bu hayalini mutlaka gerçekleştirmek istemektedir. Evin ise kiralayan kadının asla bahsetmediği bir sırrı vardır. Burası hayaletlerle dolu bir evdir ancak bu hayaletlerin derdi Pietro’yu korkutmak değil… Onlar gerçek
dünyadan daha çok korkmaktalar.
İçerik
Terence Davies’le İstanbul’da
İstanbul Film Festivali’nin en sevdiğim yanı, film gösterimleri değil. Onları da çok seviyorum elbette ama filmlerin yaratıcılarıyla aynı mekanı paylaşabilmek, sohbet edebilmek, onları insan olarak tanıyabilmek festivalin en sevdiğim yanı.
İçerik
Ölümüne survivor hikâyesi
Gençlik edebiyatının en popüler serilerinden biri daha beyazperdede. Suzanne Collins imzalı Açlık Oyunları’nın, Alacakaranlık serisinin tahtına aday gösterilmesinin en önemli nedenlerinden biri üç genç karakterin arasındaki aşk üçgeni.
İçerik
Eskiden mektuplar vardı, aşklarımızı yazardık!
Türk sinemasında herşey kötü gitmiyor. Daha önceki birçok eleştirimizde ilk yönetmenlik denemelerinden illallah geldiğini ve kalitesizliklerinin bizi yıldırdığını söyledik. Ama bazı ilk filmler var ki geleceğe dair bize ümit veriyor. Bu hafta vizyona giren El Yazısı işte böyle bir film.
İçerik
Yükselmek, ahlaksızlığa uyumla mümkündür!
19.yüzyıl sonlarındaki Paris'te, yakışıklı, çekici, akıllı bir genç adam: Georges Duroy, Cezayir'de savaşıp köyüne değil, ait olduğu sömürge devleti Fransa'nın yüreğine gelmiştir. Koyu yoksulluktan kurtulup yükselmenin, güçlü erkeklerin karılarının yataklarından geçtiğini keşfetmesiyle birlikte de hırsını ve açgözlülüğünü maskelemeye çalışarak ahlaksızca basamakları tırmanmaya başlayacaktır. Ama dikkat; gazete sahipleri ve yazarlarının hükümetler devirip kurarak 'yayılmacı politikaları' bürolarından yönettikleri bir düzende, aslında en ahlaklı Georges olmasın sakın?
İçerik
Patlak Sokaklar, dublaj dudaklar
"Patlak Sokaklar: Gerzomat" filmi için sanal dünyanın çok tıklanan absürt işleri, beyazperdeyle buluşuyor, diyebiliriz özetle. Şimdi Fransızca şarkıları “Sütü Seven Kamyoncular” ve “Bana Kitap Al” olarak çeviren ve bu gülüp geçilecek ve parlak fikir denilebilecek komikliği videoya çekip, Youtube'a atan gençler, milyonlarca kez izlenince yeni projelere girişti. Ve ardından reklam kokan hareketler (viral reklam) geldi, “Buz Gibi Biraderler”, “Tuttur En Kral Sensin”, “Minibüs”, “Yaşam Mücadelesi” gibi...
İçerik
Gizemli Adaya Yolculuk
Bazı filmleri izlerken çocuk olmayı diliyorum, Gizemli Ada’ya Yolculuk’ta bu filmlerden birisi. Çünkü çocukluğun o saf algısıyla kurguya kalın bir çizgi çekip, o dünyanın içinde daha sahici dolaşmak mümkün. Üç serilik bir parçanın ikinci filminde keşke kaybolmasa, yok olmasa dediğimiz güzellikteki bir gizemli adaya düşüyoruz. İlki 2008 yılında çekilen Dünyanın Merkezine Yolculuk filmiydi. Jules Verne’in aynı adlı romanından uyarlanan filmde yine bambaşka bir dünyanın içinde bulmuştuk kendimizi. Yönetmeni aynı zamanda Ayı Yogi’yi tekrar hayatımıza sokan Eric Bervig’di…
İçerik
"Senden Bana Kalan"dan kalanlar
Bu yılın Oscarlarından en iyi uyarlama senaryoyu kazanan Alexander Payne’in “Senden Bana Kalan”ından bende çok da hoş bir iz kalmadı. Payne’in hemen hemen bütün filmlerini izledim ama uzun aralarla. Böyle olunca filmler arasındaki benzerlikleri yakalamak kolay olmuyor. Zaten yönetmen o kadar da sık film çekmiyor.
İçerik
Hugo
Büyük usta Martin Scorsese’nin üç boyutlu çektiği “Hugo”ya karşı önyargılıydım, kısa bir süre önce Steven Spielberg’ün “Tenten” adlı filmini izlemiş ve sevememiştim. Ancak Hugo, hem 3D’ye olan önyargımı yıktı hem de ilk denemesinde turnayı gözünden vuran Scorsese’nin ezber bozan bir yönetmen olduğunu bana bir kez daha hatırlattı. Müthiş bir yapıt “Hugo”, kesinlikle bu yıl seyrettiğim en iyi film… Sinema büyüsünü yaratanlara, 7. sanatı kuranlara bundan güzel ve bundan özel bir saygı duruşunda bulunulamazdı. Hugo’ya gidin, çocuklarınızı da götürün, pişman olmayacaksınız.
İçerik
Utanç
Bu hafta vizyona giren Utanç Michael Fassbender ve yönetmen Steve McQueen’in ikinci ortak çalışması. Cinsel isteklerinin kurbanı olan genç bir adamın tükenişi çarpıcı bir şekilde işlenmiş...
İçerik
Sahipli / Anadolu'nun Herhangi Bir Köyünde
"Sahipli" Türkiye'de ilk kez aynı hikayenin parçalarını 10 bölüme yayarak anlatan korku dizisi olarak internet televizyonu BluTv'de 2017 yılında yayınlandı.
İçerik
Oscara Doğru
En İyi Film kategorisi dahil olmak üzere ana dallardaki tüm Oscar adaylarını izledikten sonra, kendi adıma yaptığım kısa değerlendirmeleri ve filmler hakkındaki kritikleri burada paylaşmak istedim. Ayrıca Akademi Ödüllerinde en önemli olduğunu düşündüğüm 6 adaylığa ait tahminlerime de aşağıda yer vereceğim.
İçerik
"Futbol Filmleri"
Sinema da, dünyayı kasıp kavuran, kadınından erkeğine, en yoksulundan en zenginine, bütün yaşamlara bir şekilde değip geçen bu büyülü oyuna seyirci kalmayacaktı elbette. Futbolu pek çok farklı açıdan işleyen onlarca film yapıldı. Kiminde dünyaca ünlü futbolcular boy gösterdi, kiminde futbola gönül vermiş basit insanlar.
İçerik
23.ULUSLARARASI ADANA FİLM FESTİVALİ’nden izlenimler…
Babamın Kanatları, kuşkusuz festivalde en çok övgüyü alan film oldu. İzleyiciden ve yazarlardan güzel geri dönüşler aldı. Menderes Samancılar ve Musap Ekici filmin dikkat çeken isimleri oldu. Festivalden de 7 ödülle ayrılan filmi izleyememenin üzüntüsü içindeyim, umarım en yakında zamandaki bir festivalde yakalayabilirim.