İçerik
Siyah giyme toz olur!
“Siyah Giyen Adamlar 3” (Men in Black 3), dünyaya kalmaya, konaklamaya veya olay çıkartmaya gelen kimi iyi, kimi zeki, kimi de harbiden deli uzaylıları ve onlardan sorumlu, özel yetenekli, altın yürekli ve siyah takım elbiseli yeryüzü ajanlarını anlatan 15 yıllık absürt serinin üçüncü ve son filmi, özetle... Siyah Giyen Adamlar 3, hakkını teslim etmek gerekirse en az 1997'de kotarılan ilk yapım kadar etkileyici, 2002'de çekilen ikinci filmden ise fersah fersah iyi.... Üç boyutlu, ilk iki filmden daha derinlikli, keyifli ve seyri zevkli bir film bu, kaçırmamalı...
İçerik
Bütün Okulla Yatabilirsin ama Kirli Kızları Kimse Sevmez!
80’lere nur yağdı! Aslına bakarsanız değişen bir şey yok, sanırım biz insanlar 30 yıl öncesini anarak duygusallaşmayı seviyoruz. Hala sinemaya giden, alışveriş yapan bir neslin yaşamla sinema üzerinden son yakınlaşması gibi… 80’lerde de 50’leri anar dururduk çünkü.
İçerik
Monica bile zamanı durduramıyor
Yakıcı Bir Yaz vizyona girdi. Filmin kadrosuna bakınca çok şeyler beklediğim bir yapımdı. Ama ne yazık ki beni hayalkırıklığına uğrattı. Bunun iki sebebi var birincisi yönetmenin bakış açısı, diğeri ise zamanın acımasızlığı. Ne olursak olalım. Durduramadığımız veya çaresini bulamadığımız en büyük şey zamanın sürekli akıyor olması ve insanın üstündeki etkisi.
İçerik
Ezdik, yaktık, vurduk ama ölmedi!
Yıllar önce izlediğim bütçesiz, iddiasız ancak nefis bir Türk filmi var; Fasülye… Çocukluk arkadaşlarımdan Selim Erdoğan ve Gürkan Uygun’un da rol aldığı film, sıradan bir insanın istemeden başına gelenlerden mütevellit bir suç komedisiydi. Köyün emeklilerinin vergi iade zarflarını şehre götürme görevini üstlenen dilsiz bir gencin bir dizi talihsiz rastlantı ile mafya hesaplaşmasının tam ortasında kalmasını anlatan bu filmi neden bu kadar çok sevdiğimi dün Sağ Salim’i izlerken buldum!
İçerik
Sıradışı Dostluğun Hikayesi
Olivier Nakache ve Eric Toledano yönetmenliğindeki Can Dostum’u popüler Fransız sinemasının en güncel örneklerinden biri olarak adlandırabiliriz.
İçerik
Filistin’de aynı anda muktedir ve ezilen olmak
TRT Belgesel Günleri meraklısına ulaşan, çok da ilgi gören, alanında oldukça iddialı ve büyük bir festival. Bunu bu yıl fark ettiğimde biraz da şaşırdığımı söylemeliyim çünkü festivalden bugüne kadar pek bilgi akış olmadı, en azından bana yönelik. Ya da büyüklüğünü fark ettirecek derecede bir bilgi akışı olmadı diyelim.
İçerik
Her seyirciye göre kahramanımız mevcuttur!
Dünyanın, 'Marvel evreni'nde karşı karşıya kaldığı yeni tehlike şu: Evrendeki dünyaya uzak Asgard'ın gururlu prensi / savaşçısı, olağanüstü güce sahip çekiciyle dolaşan Thor'un (Chris Hemsworth) üvey kardeşi Loki (Tom Hiddleston), insan denilen türün kendi önünde eğilmesini sağlamak için planını uygulamaya başlayacak...
İçerik
Sürüsüne bereket süper kahramanlar ordusu
Yenilmezler – The Avengers sonunda vizyona giriyor. Geçen hafta ABD’de gişe rekoru kırarak vizyon macerasına başlayan Marvel’in süper kahraman ordusu The Avengers tam bir şölen...
İçerik
Kuzgun'u Poe'nun peşini bırakmıyor
Amerikan edebiyatının en önemli isimlerinden Edgar Allan Poe, kısa hikâyelerinden yola çıkılarak çekilen polisiye gerilim filmi Kuzgun’la beyazperdede.
İçerik
İstanbul'un tabutuna çivi çakmak
Film Osmanlının son döneminden başlayarak İstanbul’un gelişimini anlatıyor. Gelişim belki uygun kelime değil çünkü 1950’lerden başlayarak bir şeyler fena halde ters gidiyor. Tramvay raylarının sökülmesi ve yolların otomobil kullanımına yönelik asfaltlanmasıyla bir seçim yapılıyor: toplu taşımacılık yerine bireysel taşımacılık ve daha çok otomobil. Bu süreç hala daha devam ediyor ve üçüncü köprüyle katmerlenerek sürecek gibi.
İçerik
Korkunun ecele faydası yoksa, eğlenmek de şart...
Ormanda, kırda, nehir kenarında, dağ başında tatil yapmak isteyen gençler ve yaşadıkları dehşet içerikli hadiseler... Ah! Yine mi dediniz, haklısınız ben de filmin konusu okuyunca aynı tepkiyi verdim çünkü...
İçerik
Sherlock musun mübarek!
O gün Credit International Bankasının güvenlik kodlarının yenileneceği gündür. Bankanın kapanmasına yakın başlayan işlem sırasında sadece iki dakikalığına bütün güvenlik sistemi devre dışı kalır.
İçerik
Uzaylılarla amiral battı oyunu
NASA’dan giden sinyallerle dünyayı keşfeden kötücül uzaylılara karşı dünya için kahramanca savaşan Amerikan askerleri. Battleship, bu iki düşmanın birbirlerinin gemilerine ateş etmeleriyle geçiyor. Ne de olsa karşımızda bir amiral battı oyunu uyarlaması var. Başrollerdeki Taylor Kitsch, Liam Neeson, Alexander Skarsgard gibi oyunculara müzik dünyasından beyazperdeye transfer olan Rihanna eşlik ediyor. Battleship, derinliği ve yaratıcılığı olmayan, senaryosu üzerinde çalışılmadığı için sırtını ağırlıklı olarak aksiyon ve efektlere dayamış bir film. 200 milyon dolar dev bütçe, sadece göz boyamaya harcanmış desem abartmış olmam.
İçerik
Bebek sesine bulaşan korku!
Bir eve doğru tekinsiz adımlarla ilerleyen bir anne-çocuk gördüğümde filmin bizi ya psikolojik dehlizlere çekeceğini ya da ortada gerilimli, hatalıklı ve korkutucu haller içereceğini düşünürüm. Bunda etkili olanda Karanlık Su / Dark Water elbette. Annesiyle birlikte devasa sitelerinin küçük bir dairesine sığınmayı amaçlayan bu bedenler sığındıkları yerde de huzur bulamayarak hem kendilerini hem de bizi gerim gerim gererler!
İçerik
Ucuzluk ve İstismar
“Mezarına Tüküreceğim” (I Spit On Your Grave) adlı dişe diş kana kan intikam intikam temalı hayli meşhur istismar filmi, 32 yıl sonra yeniden çevrildi (remake), ardından iki yıl internette ve tüm korsancılarda bekledi ve nihayet gösterime girdi. İstismar filmlerini sevenler tarafından kült ilan edilen ilk yapım, uzadıkça uzayan ve asla bitmeyecekmiş hissi veren, neredeyse 45 dakikalık tecavüz bölümüyle dikkat çeker. Öç alma bölümü ise güdüktür, beklentileri karşılamaktan uzaktır (ne bekleniyorsa artık) ve hatta esnetir.
İçerik
"Orrospuyum Ulan!"
Yeraltı'nda Türkan'la Muharrem sofrada birbirlerine girerken ve Muharrem, Türkan'ı 'orospu' ilan ederken aklıma Uğur'la Bekir düştü. Masumiyet'in ve Kader'in Uğur'u, söz dinlemeyen, karşı gelen, meydan okuyan 'kahpe'lerin en güçlüsü! Diğer 'kaltak'lar ise; Üçüncü Sayfa'nın kupürlerinden Meryem ve İtiraf'ın sadakatsiz Nilgün'ü… Demirkubuz filmlerinin baş erkek karakterleri için adı geçen kadınlar 'orospu'! Zira hiçbiri bu adamları sevmedi, hiçbiri bu adamları istemedi. Var mıdır daha ala damga nedeni?
İçerik
Şu kâinatta barışçıl bir uygarlık yok mu?
Steven Spielberg'in ardılları, "Üçüncü Türden Yakınlaşmalar"(Close Encounters of the Third Kind, 1977) ile " E.T.: The Extra-Terrestrial"(1982) adlı filmlerinde verdiği, dünya dışı uygarlıklardan gelenlerin de barışçıl olabileceğine dair umutlu mesajları çürütmek için adeta, savaş oyunlarını geliştirdiler de geliştirdiler . İşin kötüsü, üstat Spielberg de 2005 yılında dünyaları yeniden savaştırdı ("War of the Worlds")!
İçerik
Hasetten Kuduranlar ya da Festival Sıkıntısı
Konuya başka bir yerden girmeme müsaade edin. 2 Aralık 2005’te Kim Ki-duk’un “Yay” adlı filmiyle ilgili yazımda yönetmene yönelik şunları söylemişim: “(…) Kim Ki-Duk’a … naçizane fikrimizi söyleyelim: (…) sendeki bu kıskançlıkla bu iş zor yürür arkadaş. 'Yay' Kim Ki-duk’un 12. filmiydi. Umarız 13.sü bir kıskançlık cinayetini anlatmaz.”
İçerik
Hollywood’u döven kadın
Steven Soderbergh için ne denebilir ki? Bir çok yönetmenin başarılı filmi var. Ama onun neredeyse bütün filmleri hem gişe de hem sinema sanatı adına değerli. Bunun yanında en önemlisi ise kendini tekrarlamayan bir yönetmen olması.
İçerik
Hepinizi Kurtaracağım Ulan!
Cuma’ya “Film” diye bir film gösterime girecek, basın gösterimi de yapmışlar, o sebepten Maçka G-Mall sinemasındayız. Dostumuz Nizam Eren’le sohbetteyken filmin oyuncuları, teknik ekibi de çevrede dolanıyor. Heyecanlı oldukları her hallerinden belli, Nizam filmin dört önemli oyuncusundan biri olan Cumali Karakaya’yı davet ediyor. O da Film’in aslında festivaller için çevrildiğinden ama aldığı olumlu tepkiler yüzünden vizyonda seyirci karşısına çıkma kararı aldıklarından bahsediyor ve zaten güdümlenmemiş, duru bir akıl ile filmi seyretmek istediğimden başka bir şey de duymak istemiyorum, sadece “o ne özgüven o” diyorum içimden.