İçerik
WORRY DOLLS – Şeytanın Oyuncakları
“Gore” türüne göz kırparak başlayan film, jenerik sırasında oldukça sakin, dramatik bir yapıya dönüşüyor. Seri katil ve cinayetlerin oluşturduğu polisiye gelişmeler, antik bir inanışın oluşturduğu lanetle birleşip, yeni cinayetlerle gore türüne tekrar yönelerek sürüyor.
İçerik
Lights Out - Işıklar Sönünce
İzlemesi keyifli ve akıcı olsa da bir şeylerin eksikliği hissi ve finalin hikayenin hak ettiği etkiyi yaratamaması izleyiciyi olgunlaşmamış bir tat ve “keşke”lerle baş başa bırakıyor.
İçerik
Equals - Aşk Uğruna
Bizi filmdeki Eşitler gibi ruhsuz-duygusuz hissettirenin mekan kurgusu, beyaz neon ışıklar vs. mi yoksa filmin yüzeyselliği ve zayıflığı mı olduğunu söylemek güç.
İçerik
Elser - Hitler'e Suikast
Film, aşırı politik bir söyleme sahip değil. Aynı Georg Elser gibi ne nazilerin ne de komünistlerin tarafını tutuyor. Bireysel bir gücün kötü gidişata dur deme çabasını anlatan film, ilginç ve pek dillendirilmeyen bir konuya sahip.
İçerik
THE PURGE: ELECTION YEAR - Arınma Gecesi: Seçim Yılı
The Purge: Election Year, ilk iki filmi beğenen izleyici kitlesini oldukça memnun edeceğe benziyor. Aksiyon öğeleri ve acımasızlığın son raddeye gelmiş olması, hazırlanan pazarı doyuracak bir araç.
İçerik
ÜÇ HARFLİLER 3: KARA BÜYÜ- BİR ANNENİN HIRSI, İKİ KADININ KÂBUSU
Film, Türk korku sinemasının son zamanlardaki örnekleriyle kıyaslanamayacak kadar başarılı olmasına karşın, senaryosu Mestçi'nin diğer çalışmalarına göre oldukça basit ve onların bir anlamda kolajı gibi kalıyor.
İçerik
MUNA – Birbirine uzanan yardım elleri
“Şimdi beni iyi dinle… Ben saklan dediğimde saklanacaksın… Sakın sesini çıkarma. Kimse seni bulamasın. Saklan!”
İçerik
Independence Day: Resurgence - Kurtuluş Günü : Yeni Tehdit
"Evrenin Askerleri", "Godzilla", "Kurtuluş Günü", "M.Ö. 10.000", "Yıldız Geçidi", "Vatansever", "2012" gibi blockbuster filmlerin yapımcı yönetmeni Roland Emmerich Hollywood’un en çok kazanan insanlarından biri. Üstelik elinin dokunduğu neredeyse tüm filmler hep karlı…
İçerik
ME BEFORE YOU - Senden önce ben
İlk uzun metrajını çeken Sharrock yönetmenlik anlamında çok iyi iş çıkarmış doğrusu. Mekanlar, renkler, dekor ve kostüm, planlar, ışık kullanımı, müziğin kullanımı, herşey dört dörtlük, hatta bu denli dramatik bir konu için film fazlasıyla şekerli pasta kıvamında.
İçerik
THE BOY - Lanetli Çocuk
Türün iyi örneklerinden genel bir mash-up yapılıp, sıradan oyuncular ve yönetmen ile tekrar çekilmiş gibi görünen kötü bir ürün, neresinden tutsanız elinizde kalıyor.
İçerik
DEMONIC – Şeytani Ruhlar
Geçmiş-günümüz ikilemi şeklinde ilerleyen Demonic, başından sonuna kadar akıcılığını hiç kaybetmiyor tam tersine gizemi daha da arttırıyor. Başlarda klişe gibi ilerleyen filmin temposunun düşmemesinin en güçlü sebebi korku/gerilim unsurlarının polisiyeyle birleştirilmesi.
İçerik
PRECIOUS CARGO - Özel Kargo
Bruce Willis’in adının bir aksiyon filminde geçmesi bile hala beklentilerin yükselmesine sebep olan bir unsur. Precious Cargo’da, hikayenin kötü adamı olarak senaryo gidişatında filmi güzel yapan bir öge olmaktan uzak olsa dahi, donuk bakışları ve karizmasıyla bile filme bir hava katıyor usta oyuncu.
İçerik
THE CONJURING 2 - Korku Seansı 2
Film vizyona girmeden önce yayınlanan 360 derece kamera ile çekilmiş tanıtım videosunda deneyimlendiği gibi bir adeta filmi yaşıyormuş hissi filmin tamamına hakim. Bunun yanı sıra korku ögelerinin (ses, plastik makyaj, karakter tasarımı vs.) “James Wan tarzı” diye adlandırabileceğimiz yapısı da oldukça orijinal.
İçerik
The 100-Year-Old Man Who Climbed Out the Window and Disappeared - Yüz Yaşında Camdan Atlayıp Kaybolan Adam
Film içinde, mafya, bir bavul dolusu para, cinayet, patlayan dinamitler, 100 yaşında bir adam ve bir fil bulunduran absürt bir kara komedi.
İçerik
THE TRUST - Vurgun
Anlatımda rahatsız edici bir diğer durum ise, karakterlerin yüzeyselliği. Stone ve Waters’ın anlatılacak hikayeleri olduğu aşikar. Buna rağmen senaryonun kendi ana karakterlerini merak etmeyen tavrı zaman zaman sinir bozucu olabiliyor.
İçerik
CİNNİ: UYANIŞ - Kendi kendini korkutmak
Filmde Paranormal Activity (2007)'den Şeytan-ı Racim 2: İfrit (2015)'e, Musallat (2007)'tan D@bbe: Bir Cin Vakası (2012)'na değin birçok filmden alıntılar göze çarpıyor. El kamerası, sabit kamera ve kabus içinde kabus klişeleri bolca kullanılmış.
İçerik
RACE - Rüzgarın Oğlu
Hikayenin çıkış noktası, eklemlenen yan karakter ve hikayeler, gereksiz dramdan uzakta durma çabası, dönemin ırkçılık sorunlarının yanı sıra kapalı kapılar arkasında yaşananlara karşı aldığı eleştirele yakın tavır ile izleyicinin beğenisini kazanıyor.
İçerik
X-MEN APOCALYPSE - Başlangıcın Sonu
Usual Suspects ve X-Men’in önceki serilerinden tanıdığımız Bryan Singer, Days of Future Past’ta olduğu gibi yönetmen ve yapımcı koltuğunda. Aynı zamanda senaryonun da yaratımına katkıda bulunan Singer’in son filmi, olay örgüsü ve karakter gelişimleri açısından çok yüzeysel ve tahmin edilebilir.
İçerik
THE NICE GUYS - İyi Adamlar
Yönetmenin 1970’leri resmederken tercih ettiği Retro dokusu, renkler, yarattığı atmosferler filmi en eğlenceli kılan kısım. Epey uzun süren ev partisi sahnesi sırf renkliliğiyle bile göz boyuyor, kaldı ki aksiyon da, mizah da o sahnelerde dorukta.
İçerik
THE HUNDRED-FOOT JOURNEY - Aşk Tarifi
The Hundred-Foot Journey (Aşk Tarifi)’de genç oyuncuların yanında yetişkinlerin yani Helen Mirren ve Om Puri’nin mükemmel oyunculuklarının filme olan katkıları çok fazla. Karakterlerin özenle seçilip tam yerine oturtulmuş olması da, yönetmenin Chocolat filmindeki Juliette Binoche ve Alfred Molina nın performanlarını andırıyor.