İçerik
LOVE & MERCY - Aşk ve Merhamet
Love & Mercy, Brian Wilson'ın hem 60’larda psikolojik sorunlarının başladığı gençlik dönemine, hem de 80’lerdeki asosyal hayatına odaklanıyor.
İçerik
FAR FROM MEN - İnsanlıktan Uzakta
Edebi alanda Sartre’ın, sinema alanında da Tarkovsky’in benzer dile vurumlarını yansıtan Far From Men; din, renk ve dil ayırmadan insanlığın ortak duygularıyla bize kendimizi hatırlatıyor
İçerik
THE KINGS OF SUMMER - Bu yaz erkek olacağım
Komedi ile dramın yumuşak geçişlerle beslediği The Kings of Summer, izleyiciye içten kahkahalar attırmayı başarıyor.
İçerik
BIG GAME - Büyük Oyun
Hikaye aynı Olympus Has Fallen’da olduğu gibi Big Game’de de Amerikan başkanının saldırıya uğraması üzerinden ilerliyor.
İçerik
KILL ME THREE TIMES - Öldürmenin üç Yolu
Tarz olarak Coen Kardeşler ile Quentin Tarantino arasında gidip gelen bu film fragmanında vaat ettiğini veriyor ama türe bir yenilik katmıyor.
İçerik
Kayıp Nehir: Ryan Gosling’den leziz bir deneme!
Hollywood’un ünlü oyuncularından Ryan Gosling’in ilk yönetmenlik denemesi olan ‘Kayıp Nehir, alt metinde Amerika’nın emlak krizini mercek altına alırken (yine Derin Amerika) , sürrealist hikâyesinde sular altında kalan, terkedilmiş bir kasabanın gizemini sürüyor.
İçerik
Kuzular Firarda: Kaba Komediyi Bir Sanat Haline Getiren Animasyon
Son zamanlarda animasyon filmlere baktığımız zaman hep bir alt metin kaygısı görüyoruz.
İçerik
Şans Ayağıma Geldi: Masalsı bir hikayede bocalama denemeleri
‘Kazananlar Kulübü’ ile hatrı sayılır bir başarı kazanan senarist, yönetmen ve keza oyuncu olan Thomas McCarthy’nin yeni filminde dört nesildir kunduracılık yapan Simkin ailesinin son üyesi olan Max Simkin’in birden değişen sığ hayatına tanık oluyoruz.
İçerik
Körlük: Anlamak ve Hissetmek Adına Sıradışı Bir Film
33.İstanbul Film Festivali'nde ''Altın Lale'' ve bu senenin Sundance Film Festivali'nde Dünya Sineması kategorisinde ''En İyi Senaryo' ödülünü alan , ''Körlük'' Norveçli Eskil Vogt'un ilk uzun metrajlı yönetmenlik deneyimi.
İçerik
İnsanoğlunun aptallığının altını çizmek!
Spike Jonze’u sevenler derneği kursak, sinema camiasından çok üye toplarız büyük ihtimalle.
İçerik
Türkiye’nin yeni Zeki-Metin’i!!!
70’li ve 80’li yıllara damga vuran Türk sinemasının usta iki oyuncusu, Zeki Alasya ve Metin Akpınar, ülke sinemamızda nadir görülen komedyen ikililerindendi.
İçerik
Kibarca Öldürmek
Brad Pitt’in başrolünde oynadığı bıçak gibi keskin eleştiriler taşıyan bir suç hikayesi Kibarca Öldürmek. Filmi seyrederken kim kurban diye sormak geliyor insanın içinden, kişiler mi yoksa bütün toplum mu?
İçerik
Görünmeyenler’i fazlaca görmek!
Evet bazı salgınlar vardır dünya çapında başlar yerele uzanır, önce biraz bekler, ağızda gevelenir sonra ayaklarını uzatır ve uyarlama denen şeyin keyfini çıkarır! Evet
İçerik
AMERİKALILAR SAHTE FİLMLE ADAM KAÇIRIYOR… ARGO FUCK YOURSELF!
Oyuncudan yönetmen olur mu? Olur elbette… Karşımızda Rushmore dağı misali örnekler var; Clint Eastwood, Robert Redford, Mel Gibson… Şimdi de Ben Affleck!
İçerik
Bu dağdaki karlar erimez
Nefes’ten sonra Güneydoğu Anadolu’daki çatışmaları odağına alan ikinci film Dağ, vizyona girdi. İki askerin hayatta kalma savaşını anlatan filmin finali izleyiciyi gözyaşına boğuyor.
İçerik
On Binlerce Ölüye Rağmen…
Bu film keşke hiç çekilmemiş olsaydı, ben de keşke hiç seyretmemiş olsaydım. “Dağ” hakkında açıkçası yazmak istemiyorum. Çünkü bu filmin yapılmış olması, barışa yönelik beklentimi zayıflatan bir şey.
İçerik
Ağlayan Yetim James Bond!
Geride 50 yıllık bir tarih, 23 film, 6 James Bond oynayan oyuncu, 11 yönetmen var Bond tarihinde. Bir de kasaya konmuş bugünün parasıyla beş milyar Dolar var. Tarihin en çok kazanan dizisi yapıyor bu rakam James Bond serisini. Ona kazandırdığımız paralar karşısında bugüne kadar ne sundu bize James Bond?
İçerik
Kıyamet bile kıymet bilenindir...
Her ne kadar sitenin adı Popüler Sinema olsa da, haftanın en çok kopya (174) ile gösterime giren filmi Resident Evil 5: İntikam'ı yazmak istemedim. Çünkü iki film önce, yanılmıyorsam 2010'da, Resident Evil için canımız ciğerimiz Milla Jovovich dışında anlatacak bir şey yok demiştim, seri giderek bilgisayar oyununa dönüşürken son yapım hakkında kelam edecek enerjiyi kendimde bulamadım, haliyle... Bu hafta benim en çok ilgimi çeken film, "İlk ve Son Aşkım" (Seeking A Friend For The End Of The World) oldu, kesinlikle...
İçerik
Mirastan Men Edilecek Kadar Kötü!
80’ler aksiyon sineması açıkta bırakılmış bir elma şekeri gibi... Aradan geçen 30 yıldan sonra bile üşüşen sinek çok oluyor. Bu hafta izleyeceğimiz tamamen gişe kaygısıyla yapılmış Bourne’un Mirası da işte böyle bir film!
İçerik
Yeter! Kesişme öyküsü kusacağız artık...
Tanrı Kent (City of God) gibi kült, sert, görkemli ve çarpıcı bir film yaratan reklamcı kökenli Brezilyalı Fernando Meirelles, altı bomboş, senaryosu vasat bir kesişme öyküsü olan 360'ı çekerek, büyük bir düş kırıklığına imza atmış resmen... Bu çuvallamaya yanlış bir isim seçmiş, 180 adını taksaymış keşke, 360 şöyle bir yuvarlak çizip başladığın yere dönmektir, 180 ise tam tersidir, hani harbi iyiyken bir anda kötüye dönüşmek gibi...