İçerik
Pizza Müptelası Kahramanlarımız Geri Döndü
90'lı yılların unutulmaz çizgi film serilerinden biri olan Ninja Kaplumbağalar, beyazperdedeki 5.macerasına daha bir yüksek bütçe,gelişmiş 3D ve live-action teknolojisiyle devam ediyor.
İçerik
Körlük: Anlamak ve Hissetmek Adına Sıradışı Bir Film
33.İstanbul Film Festivali'nde ''Altın Lale'' ve bu senenin Sundance Film Festivali'nde Dünya Sineması kategorisinde ''En İyi Senaryo' ödülünü alan , ''Körlük'' Norveçli Eskil Vogt'un ilk uzun metrajlı yönetmenlik deneyimi.
İçerik
SÜPER BABA: Baba olmanın mahiyetini gösteren zayıf bir film!
David Wozniak, hayatını bir türlü düzene sokamamış beceriksiz bir et teslimatçısıdır. Ailesi tarafından pek fazla ciddiye alınmayan, kız arkadaşıyla da arası iyi gitmeyen talihsiz bir adamımız aynı zamanda. Bir de çetenin tekine 80.000 dolar borçlanmış. Bunlar yetmezmiş gibi de 20 yıl önce Grabosski Levitt Kliniği adında bir sperm bankasına ''Starbuck'' takma adıyla 693 tane bağış yapmıştır. Bu bağışlardan 533'ü meyvesini vermiş. Ve 20 yıl sonra da 533 çocuktan 142 tanesi gerçek babalarını tanımak için kollarını sıvamıştır.
İçerik
Pislik bir polisin aforizmaları!
Irvine Welsh’in “Trainspotting” ve “Porno” adlı kitaplarını okumaktan memnun, “Filth”i henüz okumadığı için pişman biri olarak bu ay vizyona giren Jon S. Baird imzalı ve başrolünde James McAvoy’un kendi oyunculuğunun sınırlarını esnettiği filmi kaçırmamalı derim.
İçerik
Güçlü bir aile panoraması!
Son Altın Koza filminde izlediğim ve hayran kaldığım “Köksüz” Türk aile yapısının güçlü bir panoramasını çizen, gerçekçi, iyi yazılmış, yönetilmiş, oynanmış bir filmdi.
İçerik
Eski dosttan düşman olmaz!
Önlerinde saygıyla eğildiğimiz üç büyük aktörü, Al Pacino, Christopher Walken ve Alan Arkin’i buluşturan Eski Dostlar (Stand Up Guys) vizyonda. Makul süresi, muhteşem oyunculukları ve seyirciyi sürekli diken üstünde tutan atmosferiyle izlenmeyi hak eden bir film var karşımızda.
İçerik
Sevenleri Ayırmayın!
Guillermo del Toro’nun yapımcısı olduğu Mama, ABD ile aynı tarihte ülkemizde de gösterime giriyor. Yönetmenliğini Andres Muschietti’nin yaptığı film, aynı yönetmenin 2008 tarihli aynı isimli kısasından uyarlandı.
İçerik
Maskesiz Süper Kahraman
Senaryosunu ünlü müzisyen Nick Cave’in yazdığı Kanunsuzlar, üç kardeşin Büyük Buhran olarak isimlendirilen 1930’lar Amerika’sında geçen hikâyesini anlatıyor.
İçerik
2012’DE TÜRKİYE SİNEMASI’NIN KARNESİ KIRIKLARLA DOLU!
Bu sabah bir haber okudum, neşem yerine geldi. Malum, yıl bitiyor herkes 2012’ye adisyon çıkarmakla meşgul, hatta bu yıl biraz abarttık mı ne?
İçerik
Efsane olmak kolay değil
Yüzüklerin Efendisi’nin başlangıç hikayesi Hobbit sonunda vizyonda. Muhteşem görsel efektler ve sinema tarihinin en iyi fantastik filminin öyküsünün başlangıcını kaçırmayın…
İçerik
Tepenin Ardı'na bakmazsanız aklınız kalır!
Bu yılın en başarılı yeli filmi etiketini başarıyla yapıştırdığım filmlerden biri oldu Tepenin Ardı. Zaten İstanbul Film Festivali'nde izlediğimde fazlasıyla etkilenmiştim.
İçerik
Açlığa Doymak
Bu hafta vizyona girecek olan Açlığa Doymak filmi sahneleriyle seyirciyi zorlayacak alt metinleriyle ise sinefillere bir sinema ziyafeti çekecek...
İçerik
‘Mal sahibi mülk sahibi hani bunun ilk sahibi’
Ruby Spark’tan sonra bu kadar yakın zamanlı bir yazarlık üzerine söyleyecek sözü olan bir film beklemiyordum doğrusu. Ruby Spark biraz fantastik bir açıdan bakıyordu yazarlığa, yazarın karakteriyle giriştiği kedi fare oyununa… Çalıntı Hayat / The Words biraz da fikir, eser hırsızlığı ve onun vicdanı üzerinden yokluyor seyirciyi…
İçerik
Film gibi kurtarma operasyonu!
İran sinemasıyla, sosyal hayatı ve yazarlarıyla her an markajımda olan bir ülke. Operasyon Argo’nun İran’la ilgili bir film olduğunu üstelik de Ben Affleck’in yönettiğini duyunca şaşırdım açıkçası.
İçerik
Malatya’da Şampiyonlar Ligi
Türk Sinema Festival yelpazesinin üç büyükleri İstanbul, Antalya ve Adana’nın ödüllü filmlerinin yarıştığı 3. Malatya Film Festivali sinemamızın Şampiyonlar Ligi gibiydi...
İçerik
Malatya, Einstein, Quvenzhané Wallis ve Diğerleri
3. Malatya Uluslararası Film Festivali gayet renkli geçiyor. Her biri ayrı ayrı anlatılmaya değer gezilerin yanına, daha önce görme fırsatı bulamadığım yabancı filmleri de eklersek, dört dörtlük bir festival geçirdiğimizi söyleyebilirim.
İçerik
Malatya, kayısıdan ibaret değil!
3. Malatya Uluslararası Film Festivali, kendi adıma resmen film gibi geçti, gezdim, tozdum, iliklerine dek bir kenti yaşadım. İstanbul, Adana ve Antalya'da da yarışan filmlerin hepsini izlemiştim, haliyle Malatya'nın, kayısıdan ibaret olmadığına ve Malatya Malatya bulunmaz eşin türküsünün doğruluğuna şahitlik etmek kaldı geriye...
İçerik
Malatya'da gezerken de film izliyor gibiyiz!
Bana göre her festivalin farklı bir dokusu var. Bu sene üçüncüsü yapılan Malatya Film Festivali yerli yapımlarda Antalya ve Adana'nın devamı misyonunu üstleniyor.
İçerik
Popüler Sinema, Kristal Kayısı'nın nabzını tutuyor: 2.Gün
Malatya Film Festivali, Popüler Sinema yazarları için verimli geçtiği kadar okurları için de verimli geçecek... İlk günden itibaren yoğun bir programla devam eden festivalin eleştirilecek pekçok yanı olsa da pekçok artıya da sahip. Güzel bir film seçkisi ile izleyiciyi heveslendiren festivalin en büyük handikapı çok film ve az salon çelişkisi nedeniyle neredeyse her filmin bir defa gösterilmesi.
İçerik
Tim Burton’dan korku harmanı!
Geçen haftalarda vizyona giren Paranorman’ın Tim Burton’ın tarzıyla ne kadar da aynı olduğunu yazmıştım. Frenkenweenie ile benzeşen yanları bir hayli fazla. Aynı ellerden çıkmanın haricinde iki animasyon da toplum dışına itilmiş çocuklar, korkuyla harmanlanmış hayatlarında hep ölülerle uğraşıyorlar. Birisi (Norman) gittikleri yerde ruhları rahat etmeyen ölülerle alakadardı, Frenkenweenie’de ise Victor ölüp giden çok sevdiği köpeğini tekrar geri getirme derdinde!