İçerik
CİNNİ: UYANIŞ - Kendi kendini korkutmak
Filmde Paranormal Activity (2007)'den Şeytan-ı Racim 2: İfrit (2015)'e, Musallat (2007)'tan D@bbe: Bir Cin Vakası (2012)'na değin birçok filmden alıntılar göze çarpıyor. El kamerası, sabit kamera ve kabus içinde kabus klişeleri bolca kullanılmış.
İçerik
AT THE DEVIL’S DOOR –Şeytanın Kapısında
Yönetmen Nicholas McCarthy “The Pact” gibi başarılı bir gerilim filminden sonra “At the Devil’s Door”da hikayeyi yine ölümcül sırlara ev sahipliği yapan bir ev ve gizemli bir varlık üzerine kurgulamış.
İçerik
RACE - Rüzgarın Oğlu
Hikayenin çıkış noktası, eklemlenen yan karakter ve hikayeler, gereksiz dramdan uzakta durma çabası, dönemin ırkçılık sorunlarının yanı sıra kapalı kapılar arkasında yaşananlara karşı aldığı eleştirele yakın tavır ile izleyicinin beğenisini kazanıyor.
İçerik
THE LIVES OF OTHERS – Başkalarının Hayatı
Film, ne kadar siyasi bir taşlama amacı taşımasa da aslında çok önemli bir meseleye parmak basmaktan geri kalmıyor. Sosyalizm dönemindeki demokratik bir Almanya’yı konu edinen Das Leben der Anderen, Nazizm’in hala etkisinden çıkamamış ve sert politik çizgisini devam ettirmektedir.
İçerik
X-MEN APOCALYPSE - Başlangıcın Sonu
Usual Suspects ve X-Men’in önceki serilerinden tanıdığımız Bryan Singer, Days of Future Past’ta olduğu gibi yönetmen ve yapımcı koltuğunda. Aynı zamanda senaryonun da yaratımına katkıda bulunan Singer’in son filmi, olay örgüsü ve karakter gelişimleri açısından çok yüzeysel ve tahmin edilebilir.
İçerik
THE NICE GUYS - İyi Adamlar
Yönetmenin 1970’leri resmederken tercih ettiği Retro dokusu, renkler, yarattığı atmosferler filmi en eğlenceli kılan kısım. Epey uzun süren ev partisi sahnesi sırf renkliliğiyle bile göz boyuyor, kaldı ki aksiyon da, mizah da o sahnelerde dorukta.
İçerik
THE OFFERING - 7.Gün
The Offering,hem merak uyandırıcı hem de farklı bir konu üzerinden senaryo kurulmasına rağmen aynı yaratıcılık, gerilim ve gizemle akamıyor.
İçerik
Alamet-i Kıyamet - 1999 yılına bir de böyle bakın!
Hristiyan ve İslam inançlarında yer alan kıyamet alametlerinden yola çıkan film, 1999 yılında geçmekte. 99 İstanbul depreminden güneş tutulmasına değin o yıl yaşanan birçok doğa olayı da filmin içerisine ustalıkla yerleştirilmiş. Bu olayların bir kısmı televizyon haberi olarak verilirken, bir kısmı görsel olarak verildiğinden çok daha etkileyici ve gerçekçi bir film ortaya çıkmış.
İçerik
LOVE – TÜM ÇIPLAKLIĞIYLA ‘’AŞK’’
Gaspar Noe daha önceki 3 filminde de olduğu gibi izlemesi zor bir film yapmış. Film kronolojik sırayla ilerlemiyor. Flashback sahneleri dağınık. Arada bir günümüze de dönüyor. Günümüz sahneleri renk açısından soğuk iken Electra’lı geçmiş sahneleri kırmızı ve pembe tonlarında şehvetli renkler içeriyor.
İçerik
ANA YURDU - Gereksiz kutsallaştırmalardan kaçının diyen, cesur bir film!
Kadının cinselliği de aslında filmin çok önemli bir konusu, bu anlamda da cesur sahneler mevcut. Son kertede meselesi olan ve bunu korkusuzca dile getirirken sinematografi anlamında da sınıfta kalmayan, olgun bir ilk film var karşımızda.
İçerik
Hitchcock/Truffaut - Hitchcock Sinemasına Küçük Bir Bakış
Hem Hitchcock’a hem de sinema tarihine ilgi duyanlara hitap eden bir belgesel olan “Hitchcock/Truffaut” filmini, özellikle sinema öğrencilerinin izlemesini tavsiye ederim. Sinema kitaplarının pek fazla okuyucu kitlesine ulaşmadığı ülkemizde, kısa bir süreye sahip olan bu belgesele rahatlıkla vakit ayrılabilir.
İçerik
EVERLY - İntikam Kapanı
Kamera açıları sayesinde dar alanlarda geçen hızlı ve tempolu çatışma sahnelerini rahatlıkla izlettiren Everly, bir yandan da kara-komedi filmi şeklindeki itinalı yazılmış diyalogları sayesinde oldukça eğlendiriyor.
İçerik
YARIM - İyi niyet taşlarıyla örülü yollar nereye çıkar?
Elbette hem senaryoda hem sinematografide çok daha başarılı bir çizgiyle bu hikaye daha sağlam bir yapıya kavuşabilirdi ancak Çağıl Nurhak Aydoğdu ümit veren bir genç yönetmen bana göre, diğer işlerini de takip etmeye devam edeceğim şahsen.
İçerik
İFRİTİN DİYETİ: CİNNİA – Diyetten Kaçış Yoktur
İfritin Diyeti: Cinnia ekibi her ne kadar gösterim öncesi tüm Türk korku filmlerini 7 yıl boyunca izleyip, araştırma yaptıklarını ve filmin senaryosunu bu şekilde kurduklarını söylese de, filme bu araştırmalar ne yazık ki yansıyamamış.
İçerik
MARTYRS - İşkence Odası
000 sonrası çekilmiş ve kısa zamanda kült olmayı başarabilmiş bir filme tekrardan el atmak cesurca bir harekettir, ama başarılı olabilen çok nadirdir. Martyrs de, o nadir filmlerden biri olabilmeye erişemeyenlerden.
İçerik
DANCER IN THE DARK - Karanlıkta Dans
Acı bir hikaye anlatmasına karşın bir müzikal olan film bu yönüyle eşsiz bir deneyim. Müzikallerde kötü olaylara yer verilmez genellemesini yıkan, bir nevi üzücü bir müzikal Dancer in the Dark.
İçerik
LOVE, ROSIE - Romantik komedi sevenlere ilaç gibi film
Bu tarz filmleri seyrettiğinizde, geçmişinizde yapmakta geç kaldığınız şeyleri gözden geçirirsiniz ve gelecekle ilgili tüm planlarınıza tekrar göz atarsınız. Zaten yönetmenin de amacı sizi ele geçirmek duygularınızla oynamak ve o karaktere sizi taşımak değil mi?
İçerik
MAGİ - Türk korku sinemasında zirve
Cinlerin geliş sinyali olarak duyulan çıngıraklı yılan sesi oldukça dahiyane. Bu sahneler ile Karacadağ, konuya ne kadar hakim olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
İçerik
WOLF TOTEM - Kurdun Uyanışı
Doğanın düzenine bir defa çomak sokulduğunda geri dönüşü olmayan sonuçları olacağını anlatan film aynı zamanda insanın acımasızlığını, tıpkı virüs gibi habitatında var olan tüm canlılara zarar verdiği gerçeğini, yozlaşmış devlet adamlarını ve nihayetinde sömürüye dayalı düzeni irdeler