İçerik
Trumbo / Hollywood’un Karanlık Dünyası
Bruce Cook’un aynı isimli biyografik kitabından uyarlanan film, sert ve acımasız bir dönemi işliyor. Ne kadar gerçek olaylardan yola çıksa da kurmacanın da işin içine dahil olduğunu belirtmek gerekir. Mesela Komedyen Louis C.K.’nin canlandırdığı senarist Arlen Hird, aslında bazı gerçek kişilerin birleşiminden oluşturulmuş hayali bir karakter
İçerik
Gölge / Gülay'ın İki Yüzü
Birçok ilk filmde karşılaşılan, senaryoda bulunan boşluklar ya da bazı durumların açıklanmaması gibi kusurlar Gölge'de söz konusu değil. Senaryo, bazı sahnelerde sarkmaya uğrasa da, filmdeki gizem ve gerilim birkaç makas değiştirme ile film sonuna dek canlı tutuluyor.
İçerik
Devamı ilkinden daha iyi!
Mafyanın çok sakil durduğu, komedinin zorlamayla ortaya çıkmaya çalıştığı filmler olduğu gibi, ekseninde mafya olmazsa at çöpe gitsin filmler de izliyoruz elbette.
İçerik
American Honey / Acı tatlı bir büyüme hikayesi
Film bireysel bir hikâye anlatıyor gibi görünse de içeriğiyle Amerikan toplumuna ışık tutma özelliği gösteriyor ve gereğinden fazla şişirilmiş Amerikan Rüyası balonunu sorguluyor. Bu balonu daha giriş sekansında patlatan Arnold, sonrasında mizacını yumuşatıyor.
İçerik
Kabakçığın Hayatı / Animasyon deyip geçmemeli
Popüler animasyonlarda alışık olduğumuz bir tempoya sahip değil Kabakçığın Hayatı, hatta oldukça ağır bir tempoya sahip olduğunu söylemeliyiz. Sonsuz saygıyı hak etse de, bir stop-motion olarak – madem kıyas ettik - Koralin kadar etkileyici bir teknik görebileceğinizi de söyleyemem açıkçası bu filmde.
İçerik
"Anthropoid" / Savaşın “insanımsı” bir tarafı yoktur
Yaşanmış olayları sinemaya uyarlama bir yerde tarihi sorumluluğu olan bir işe dönüşebiliyor. Sean Ellis bu sorumluluğun bilincinde görünüyor. Fakat yine de hikâyesini fazla suya sabuna dokunmadan anlatmayı tercih ediyor.
İçerik
"Incarnate" - Şeytanın Oğlu
Film, çok güzel bir konuyu anlatmak istemesine rağmen, ne yazık ki genelinde tek mekanda sıkışıp kalmasından ve karakterlerin vasatlığından dolayı yarı pişmiş bir şekilde duruyor. Inception ve Exorcist gibi iki büyük yapımın temellerini sırtında taşıyan Incarnate (Şeytanın Oğlu), Brad Peyton’ın elinde maalesef yarım yamalak kalmış.
İçerik
The Unknown Girl - Meçhul Kız
The Unknown Girl’de ise doktor Jenny odağı o kadar güçlü ki, yan karakterler hikayenin derinleşmesi için hiçbir şekilde faydalı olamıyorlar, oldukça flular, sadece fon gibiler. Jenny’nin psikolojik durumunu merak etmemiz açısından etkileyici oluyor bu odak elbette, neden bu kadar asosyal, çalışkan bir doktor olarak insanlarla içiçe olsa da neden iletişimde bu kadar beceriksiz?
İçerik
"Zuzula" – Cin Kovanına Çomak Sokmak
Filmde yer alan oyunculuklar da başarısız ve yapay. Filmde yer alan karakterlerin tepkileri olması gereken doğal refleks ve davranışlardan fazlaca uzak. Normal hayattaki insanların vereceği doğal tepkilerin yoksunluğu ile oyunculukların ekstra yapaylığı birleşince film izleyiciyi kendinden bir hayli uzaklaştırıyor.
İçerik
"Tereddüt"süz yılın en iyilerinden!
Bu yıl Altın Portakal'da önemli başarılarla dönen, usta yönetmen Yeşim Ustaoğlu'nun "Tereddüt" filmi vizyona giriyor.
İçerik
Tereddüt - Yolculuk, önce içeriye, sonra dışarıya doğru.
Kadın cinselliğinin toplumsal ve psikolojik etmenlerini masaya yatırmak gibi bir dert edinmişken yönetmen bunu sergilemeden anlatmayı da pekala tercih edebilirdi fakat aksine gerçekten de cüretkar davranmış ve uzun planlar boyunca sevişme sahneleri katmış filme. Açıkçası uzun zamandır bu kadar estetik sevişme sahneleri izlememiştik özellikle de Türk sinemasında. T
İçerik
Nocturnal Animals - Gece Hayvanları
Roman ile gerçek, iç içe anlatıldığı için özellikle filmin kurgusu dikkat çekiyor. Bazı ufak detaylardaki gerçek ile kurgu arasındaki benzerlikler de gözden kaçmıyor.
İçerik
Babamın Kanatları - Bu bozuk düzende işçiysek canımızın ne kadar kıymeti var?
Tabii film işçi sınıfına ve işçi ölümlerine dikkat çekerken, sadece kaza sonucu olan ölümlere değil, maalesef Türkiye’de sistemin çarpıklığı, hukuğun düzgün işlemeyişi, insan yaşamının değersizliği gibi meseleler sonucu yaşanan facialara, ölümlere dikkat çekiyor ve bunu cesur bir anlatım diliyle yapıyor.
İçerik
Frantz – Sırlar ve Yalanlar
Bir yanıyla yas tutan diğer yanıyla kendini bulmaya, hayatı ve acıyı keşfetmeye çalışan bir kadının duygusal gelişimine odaklanan Frantz, her kitleden seyirciye hitap etmeyecek bir film.
İçerik
İkinci Şans - Hayatta ikinci şansı hak eden herkese merhaba
“İkinci Şans, hayattan ikinci bir şans isteyenlere güzel bir yardım; bir yandan da romantik komediye doymak isteyenlere güzel bir öneri…”
İçerik
Ouija:Origin of Evil - Ölüm Alfabesi:Kötülüğün Başlangıcı
Mike Flanagan filmlerinin genelinde görülen finalin fazla tahmin edilebilir ya da basite kaçan kurgusu, her yeni yapım ile azalsa da, hala belirli bir olgunluğa ulaşamamış. Oldukça orijinal fikirler ile yola çıkan yönetmen, gelişme bölümünde bekleneni verse dahi bütün emeği heba eden, herhangi birinin elinden çıkabilecek oldu bitti finallerle yetiniyor.
İçerik
A Monster Calls - Canavarın Çağrısı
Fantastik olarak başlayan hikayenin gerçeklerle kurduğu bağ oldukça sağlam olarak ortaya konulmuş. Dolayısıyla fantastik, animasyon ve dramın harmanı, hem çocuklar hem de büyükler için etkileyici bir masal ortaya çıkarmış.
İçerik
Benim Adım Feridun – Aşk acısını kısımlara ayıran bir adam
“Senin yerine o burada olsaydı, hiç birimizi senin yaptığın kadar mutlu edemeyecekti…”
İçerik
Ingrid Bergman in Her Own Words – Hüzünlü Yıldız Ingrid Bergman
Bergman’ın özel hayatı çerçevesinde sinema kariyerine de değinen belgesel, rol aldığı filmler ve birlikte çalıştığı isimlerle ilgili küçük detaylara da yer veriyor. Ama çok yönlü bir filmografiye sahip olan bir oyuncuya göre sinema tarihi açısından yetersiz bir belgesel olduğunu da söylemek gerekir.