Film
Seinfeld
New York’lu stand-up komedyeni Jerry Seinfeld (Jerry Seinfeld) ve kendisi kadar nevrotik New York’lu arkadaşlarının başlarından geçen komik hikayeler.
Dokuz sezon boyunca yayınlanan toplam 169 bölümde televizyon tarihinin en çarpıcı devrimlerinden birini gerçekleştirdi Seinfeld. Yayınlandığı ülkelerde televizyonların en sevilen komedisi olmayı başaran Seinfeld, aynı kentte yaşayan dört arkadaşın gündelik hayatından kesitler sunuyor ve son derece basit fikirlerden ilginç açılımlara uzanıyor.
Dizinin tüm ana ve birçok yardımcı karakteri, yazarların gerçek hayatlarından alıntıdır. Birtakım karakterler de gerçek hayattakilerin karikatürize versiyonlarıdır.
Emmy ödüllü dizinin yayınlandığı dönemde dizide geçen birçok replik özellikle ABD'nde günlük hayatın bir parçası olmuş ve şov, tüm sezonlarında reytinglerde ilk ya da ikinci sırayı almıştır. 2002 yılında "TV Guide" dergisi diziyi gelmiş geçmiş en iyi Amerikan tv şovu olarak seçmiştir.
Film
The Wire
Baltimore, Maryland'de geçen bir drama dizisidir.dizinin yapımcısı ve yazarı, eski polis muhabiri David Simon'dır.
Dizinin her bir sezonu Baltimore şehrinin ayrı bir yüzüne odaklanmıştır. Bunlar sırasıyla, uyuşturucu trafiği, liman, şehir yönetimi ve bürokrasi, eğitim sistemi ve yazılı basındır. Geniş oyuncu kadrosu, genelikle diğer rolleriyle fazla ünlü olmamış karakter oyuncularından oluşur. Simon dizinin bir suç draması olarak sunulmasına rağmen, "gerçekten Amerikan şehriyle, bir arada nasıl yaşadığımızla ilgili, Kurumların bizi bağımsız bireyler olarak nasıl etkilediğiyle ilgili ve ister polis, ister yükleme işçisi, ister uyuşturucu satıcısı, ister politikacı, yargıç ya da avukat, en sonunda riske girerek bağlı olduğunuz kurumla mücadele etmeniz gerektiğine ilişkin" olduğu yorumunu yapmıştı.
Büyük bir ticari başarı ya da önemli bir televizyon ödülü kazanamamış olsa da genellikle eleştirmenler tarafından gelmiş geçmiş en büyük televizyon dizilerinden biri olarak tanımlanır.
Film
It's Always Sunny in Philadelphia
Kendilerini "The Gang (Çete)" olarak adlandıran ve yaşlarından beklenenin çok daha azını becerebilen, ahlaki anlayışları oldukça zayıf bir grup arkadaşın başından geçenleri anlatımaktadır.
Çete iki kardeş olan Dennis ve Deandra Reynolds, onların üvey babaları Frank Reynolds, arkadaşları Charlie ve Mac'ten ibarettir. Gruptakilerin her biri oldukça sahtekar, açgözlü, bencil, ahlaksız, sadakatsiz, tembel, düzenbaz, iki yüzlü, kibirlidir ve her zaman tartışabilecek saçma bir konu bulabilmektedir. Her bölüm genellikle kendilerince kusursuz olarak yaptıkları tasarıların peşinden koşarak, kişisel çıkarları için birbilerine ya da başkalarına komplolar kurarak ya da sadece eğlenmek için birbirlerinin rezil oluşunu seyrederek geçmektedir. Taktikleri insanlara genellikle duygusal ve bazen de fiziksel acılar tattırmayı içerir. Bununla birlikte düzenli olarak çetenin dışındaki kişi ya da kişilere şantaj yapmayı ya da onları kışkırtmayı da denerler.
Beraberlikleri hiç de sağlam değildir. Sonucunun ne olacağına bakmaksızın anlık ya da kişisel bir çıkar için birbirlerini satmakta hiçbir sakınca görmezler. Neredeyse yaptıkları herşey bir süre sonra birbirleriyle bir yarış haline dönmektedir. Düşündüklerini yapma konusunda oldukça beceriksiz olmalarına rağmen kişisel kanaatlerini korurlar ve halk içindeki imajları ve itibarları konusunda oldukça takıntılıdırlar. Kendilerini aşırı derece değerli bulmalarının yanında istediklerini elde etmeye çalşırken az da olsa utanç duyguları kendini gösterse de mirasa konmak için kokain çekmek, bir pederi yoldan çıkarmak, bir başkası üzerinde casusluk yapmak için deri bir koltuğun içine girmek gibi genellikle grup içinden bir başkasının utanç verici, iğrenç ya da absürt bulacağı işlerin içine dalarlar.
Film
Spartacus: Blood and Sand
Dizi tarihsel bir karakter olan Trakyalı asker Spartacus'ün köle olmasını ve bir gladyatöre dönüşümünü anlatmaktadır. Dizinin kaynağı Howard Fast'ın aynı isimde yazdığı kitaptır. Hikâye Milattan Önce 73-71 yıllarında Roma Cumhuriyeti'nde geçmektedir.
Trakyalı bir asker olan Spartacus sürekli baskısı altında kaldıkları Roma Cumhuriyeti ile birlikte Getaelar'a karşı savaşmak için Roma ordusuna katılır. İlk çarpışmadan sonra Spartacus doğuya doğru çekilen Getae ordusunu takip etmek yerine Karadeniz'e gitme emri veren Gaius Claudius Glaber'a karşı gelir ve köyüne gitmeye karar verir. Köyüne yaklaştığında Getaelar'ın orayı mahvettiğini görür ancak karısı kurtulmuştur. Geceyi bir mağarada karısıyla geçiren Spartacus'u sabah Roma ordusu bulur. Glaber, Spartacus'u köle olarak alır ve karısını da Suriyeli bir tüccara satar. Spartacus daha sonra Ludus'a (Batiatus'un gladyatör okulu) girer ve karısını bulmak için savaşmaya başlar.
Film
Once Upon a Time
Hepsi sonsuza kadar mutlu mesut yaşadılar.… Ya da herkesin bu cümleye inanması sağlandı. Şimdi 28 yaşında olan Emma Swan kendisine nasıl bakacağını biliyor çünkü bebekken terk edildiğinden beri o bunu zaten yapıyor ama onunda yıllar önce terk ettiği oğlu onu tekrar buluyor ve işte her şey burada değişmeye başlıyor...
Henry şimdi 10 yaşında ve Emma'nın yardımına muhtaç. Çünkü Henry aslında Emma'nın alternatif bir dünyadan geldiğine ve Pamuk Prenses ve yakışıklı Prens'in kızı olduğunu inanıyor...
Sahip olduğu masallar kitabına göre, onu Korkunç Cadı'nın lanetinden korumak için başka bir diyara göndermeleri gerekiyordu bu sayede cadı masallar ülkesinde kapana kısılmış, zamanda donmuş olacaktı ama tabi ki Emma bu hikâyenin bir kelimesine bile inanmamaktadır.
Emma bu küçük çocuğu alıp yaşadığı yer olan Storybrooke'a götürür fakat Henry'nin durumuna endişelendiğini için bir süre orda kalmaya karar verir. Orda geçirdiği zamanda Storybrooke'ta çok daha değişik şeyler döndüğünden şüphelenecektir. Orası sihrin unutulduğu ama gücünün de çok yakında hissedildiği, tüm masal karakterlerinin yaşadığı ama bir zamanlar kim olduklarını hatırlamadıkları bir yerdir.
Tüm dünyaların geleceğe dair verecekleri bu epik savaşta Emma'nın kaderini kabullenmesi ve çılgınlar gibi savaşması gerekmektedir...
Film
The Sopranos
New Jersey’de bir American-İtalyan mafya ailesi patronu Tony Soprano’nun meslek, suç, şiddet, aile, adalet ve dostluk kavramları arasındaki denge kurma mücadelesi.
The Sopranos HBO ve Chase Films tarafından hayata geçirilmiş, çekimleri New Jersey’de yapılmıştır. The Sopranos bir çok ödül kazanmasının yanında(21 Emmy Ödülü, 5 Altın Küre dahil), Amerikan dizi yazarlarının çoğu tarafından gelmiş geçmiş en iyi TV dizisi olarak gösterilmiştir. Dizi 6 sezon devam etmesi ve büyük beğeni toplaması ile Amerikan popüler kültüründe de önemli bir yer kazanmıştır. Dizideki pek çok sahne, diğer televizyon programlarına konu olmuş, Tony Soprano’nun yaşamı bu programlarda tartışılmış, dizi hakkında karakter analizi konulu kitaplar yazılmış, bir bilgisayar oyunu yapılmış ve başta dizi müziklerini içeren albümler olmak üzere pek çok ticari ürüne ilham vermiştir.
Film
The Walking Dead
Bir zombi kıyametinin sonrası...
Silahlı bir çatışmada vurulduktan sonra komaya giren şerif yardımcısı Rick Grimes, hastanede tek başına uyanıyor. Komadan uyandığında hastanenin ve yaşadığı kasabanın tamamen terk edilmiş olduğunu gören polis şefi Grimes'in dünyası bir daha eskisi gibi olmayacaktır.
Ailesinin bu korkunç saldırıdan kurtulan şanslı insanlar arasında olduğuna inanan Rick, onları bulmak için yola koyuluyor. Fakat ailesine ulaşmak için aç zombileri aşması, geçmişinden şeytanlarla savaşması ve insanlığını sorgulaması gerekiyor. Rick Grimes önderliğinde küçük bir grup insan, zombi ordularından uzakta kendilerine yeni bir ev aramak için Birleşik Devletler genelinde seyahat etmektedir ve gün geçtikçe hayatta kalma koşulları zorlaşır. Rick ve diğerleri bu korkunç yeni dünyada savaş verirken insanlıklarına sığınabilecekler mi?
Film
Lost
Oceanic Havayolları'nın 815 sefer sayılı uçağının gizemli bir adaya düşmesiyle adada mahsur kalan kazazedeler, hayatta kalma mücadelesi verir ve yabancılara karşı birlikte hareket ederler. Yaşamları, kutup ayıları, ormanın içinde dolaşan görünmeyen bir yaratık ile Diğerleri diye bilinen adanın kötü niyetli sakinleri gibi gizemli varlıklar tarafından tehdit altındadır.
Bu adada mahsur kalan kişiler arasında değişik karakterler mevcuttur; bir cerrah, bir iletişim subayı, bir rock yıldızı, bir kanun kaçağı, bir inşaat işçisi, bir dolandırıcı, bir milyoner ve daha birçok enteresan özelliğe sahip insan...Bu insanlar, daha adadaki ilk günlerinde adanın mistik güçlere sahip olduğunu farkederler. Uçak kazasında hayatta kalmayı başarmışlardır, ancak asıl hayatta kalma savaşı şimdi başlamaktadır. Adadakiler, hayatta kalmak için birlik olmanın gerekliliğini henüz çözemeden, bazı kişiler arasında kavgalar çıkmaya başlar. Ama sonradan başlarına gelen trajik olaylar, onları birlik olmaya iten bir sebep olur. Çok geçmeden, adada yalnız olmadıklarını anlarlar. Adaya 16 yıl önce gelmiş birilerinin bıraktığı imdat çağrısını duyarlar. Bütün bu trajik olaylara bir deyeraltına açılan gizemli bir kapı da eklenince, adadakiler için hayat iyice zorlaşır.
Film
Prison Break
Bir inşaat mühendisi olan Michael Scofield (Wentworth Miller) Başkan Yardımcısı'nın kardeşini öldürmek suçuyla idam cezasına çarptırılan ağabeyi Lincoln Burrows'u (Dominic Purcell) kurtarmak için tüm yasal yolların tükendiğini farkedince işi kendisi halletmeye karar verir ve kusursuz bir hapisten kaçış planı hazırlar.
Michael göstermelik bir banka soygunu düzenler ve cezaya çarptırılır. Sağlık sorunlarını bahane eden Michael, ağabeyinin bulunduğu Fox River Eyalet Hapishanesi'ne gönderilir. Michael, içeride beklenmedik durumlarla karşılaşır ve ağabeyini kaçırmak için girdiği hapishaneden 8 kişiyi daha kaçırmak zorunda kalır. Bu sırada planlarını hayata geçirmek için revir doktoru Sara Tancredi'yi (Sarah Wayne Callies) ve hapishane müdürü Henry Pope'u kullanır. Bu sırada da Sara'ya aşık olur. Michael'ın kaçış planında azılı gardiyan şefi Brad Bellick (Wade Williams) onun planını zora sokmaktadır.
Film
Supernatural
Dizi Dean Winchester ve Sam Winchester kardeşlerin babalarının kayıp olmasından sonra tekrar bir araya gelip Sam'in bıraktığı avcılığa geri dönmesiyle başlar.
İki kardeş hayatlarını babaları ile beraber, annelerinin küçükken bir varlığın yakarak öldürmesi sonucu insanları bu gibi varlıklardan korumaya adamışlardır. Fakat avcılık ile uğraşmak istemeyen ve normal bir yaşam sürmek isteyen Sam babası ile tartışarak evi terketmiştir. Yıllarca abisi ve babasından ayrı yaşayan Sam, üniversitede eğitim görmüş, Jessica isminde bir kız ile evlenme aşamasına gelmiştir. Üniversiteden mezun oldukları gece uzun zamandır görmediği abisi Dean, babasının bir kaç haftadır kayıp olduğunu ve yardımına ihtiyacı olduğunu söyler. Sam babasını bulmak için son bir kez abisinin yardımına gider. Babasını arayışları netice vermeyince Dean ona yeniden avcılığa dönmesi için teşvik eder fakat Sam kabul etmez. Aynı gece Sam eve dönünce, nişanlısı Jessica'nın annesi gibi tavana yapıştığını görür. Müdahale etmesine fırsat kalmadan Jessica'nın alevler içinde kalarak ölmesine tanık olur. Bunun üzerine Sam, hem insanları bu gibi yaratıklardan kurtarmak için hem de annesini ve nişanlısını öldüren yaratığı bulup yok etmek için yeniden avcılık yapmaya başlar.
Dizi kardeşlerin insanların gerçekte varolmadığını zannettiği bir çok tür yaratık, hayalet, şeytan vb. varlığın avcılığını yaptıkları ve bu macerala sırasında yaşadıklarını anlatır. Dizide, Dean ve Sam arasındaki özel ilişki ön plandadır. Dean, içki ve kadın düşkünüdür. Fakat, oldukça cesur ve gururludur. Kardeşi Sam'e ona olan bağlılığı etkilenmemizi sağlar. Dean eğlenceli, klasik rock hayranı ve hiç bir şeyden korkmayan biri gibi görünsede onunda korktuğu ama saklamayı tercih ettiği şeyleri vardır ve Sam bu yüzden çok zorlanır. Sam ise merhametli, zeki birisidir.
Film
How I Met Your Mother
Dizi, 2030 yılında, Ted Mosby'nin eşi ile nasıl tanıştığını çocuklarına anlatmasını konu alır. Bob Saget'in seslendirmesiyle asıl karakteri Ted "Size annenizle nasıl tanıştığımı anlatacağım." der ve dizi 2005 yılına döner.
2005'te 27 yaşındaki mimar Ted (Josh Radnor), arkadaş grubuyla kendisine küçük bir dünya yaratmış bir genç. Arkadaş grubu; en iyi arkadaşı, hukuk öğrencisi Marshall (Jason Segel), Marshall'ın dokuz yıldır birlikte olduğu anaokulu öğretmeni Lily (Alyson Hannigan) ve absürt bir kişiliğe sahip olan takım elbisesiz nefes almayan, hiperseksüel Barney Stinson (Neil Patrick Harris).
Günler akıp giderken, Marshall, tek aşkı Lily'e evlenme teklifi etmeye hazırlanıyor. Kahramanımız Ted bu noktada hayatını gözden geçirmeye karar veriyor. Romantik Ted bekâr kalmaktan hiç haz etmeyen biri olduğu için, gerçek aşkını aramaya koyuluyor. Derken Manhattan'daki Marshall, Lilly ve Ted'in birlikte yaşadığı evlerinin altındaki McLaren's Pub'da Robin Scherbatsky (Cobie Smulders) ile karşılaşıyor ve ilk bakışta evleneceği kadını bulduğunu düşünüyor. Acaba öyle mi?
Film
Breaking Bad
52 yaşında, lisede kimya öğretmeni olan Walter White (Bryan Cranston), maddi açıdan ailesinin gereksinimlerini karşılayabilmek için araba yıkamacısında ek iş yapmaktadır ancak bir süre sonra ileri derecede akciğer kanseri olduğunu ve çok kısa bir ömrünün kaldığını öğrenir.
Dizide Walter White ailesine para bırakabilmek için, uyuşturucu yaptığını bir rastlantı sonucu öğrendiği eski öğrencisi Jesse Pinkman (Aaron Paul) ile birlikte metamfetamin işine girer. Kimya konusunda çok başarılı işlere imza atmış öğretmen ile uyuşturucu piyasasını iyi bilen eski öğrencisi, yüksek kalitede ve saflıkta metamfetamin üreterek uyuşturucu ticaretine başlarlar. "Şimdiye dek, namusum ve şerefim ile dürüst bir insan olarak yaşadım, ancak kanserden başka bir sonuç elde edemedim." diye düşünen Walter White'ın bundan sonra ki geleceği, yaşanan olay örgüsüyle birlikte sadece kendisini ve ailesini değil, beraberinde tanıdığı/tanımadığı herkesin geleceğini değiştirecektir.
Film
Dexter
Dexter’la tanışın…Karanlık düşlerine şahit olun..
Gündüzleri adli tıp polisi, geceleri ise seri katil, üstelik ikisinde de çok başarılı. Bir katili bir başka katilden daha iyi kim anlayabilir!
Öldürme arzusu dışında insani duygulardan yoksun doğan Dexter, ahlaki değerleri olan bir seri katil: Sadece yasaların elinden kaçmayı başaran canileri öldürüyor.
Üç yaşında öksüz ve yetim kalan Dexter, bir polis tarafından evlat edinilmiş. Yeni babası, Dexter’ın karakterindeki karanlık tarafı çok geçmeden fark etmiş ve onun önü alınamayan şiddet arzusunu, insan öldürenleri öldürmeye kanalize etmesini sağlamış. Bunun sonucunda Dexter, hem seri cinayet işleyenleri hem de kanundan yakasını kurtaran diğer katilleri kendine hedef olarak seçmeye başlamış.
Dexter Morgan içindeki müthiş öldürme arzusuna karşın, günlük hayatta insanlarda hayli sakin, iyi huylu ve kendi halinde bir adam izlenimi bırakıyor. Sempatik görünümü sayesinde, kimse onun böyle bir “karanlık tarafı” olabileceğinden şüphelenmiyor: Sevgilisi Rita da, kız kardeşi Debra da, patronu da… Sadece mesai arkadaşı Doakes, onda bir tuhaflık olabileceği hissine kapılıyor.
Film
House M.D.
Doktor Gregory House, New Jersey'deki Princeton-Plainsboro Hastanesi'nde bulaşıcı hastalıklar ve nefroloji konusunda uzman ünlü bir doktordur. Başkanlık yaptığı Tıbbi Tanı Uzmanlığı Departmanı'nda hastalığı bulunamayan hastaları 3 kişilik ekibiyle birlikte iyileştirmektedir. Yine bazı vakalarda en yakın arkadaşı ve hastanenin onkoloji bölümü şefi doktor James Wilson ona yardım etmektedir. Ekibinde, Eric Foreman (Nörolog, Sinir Sistemi Uzmanı), Robert Chase (Kardiyoloji ve Yoğun Bakım Uzmanı) ve Allison Cameron (İmmünolog, Bağışıklık Sistemi Uzmanı) bulunmaktadır.
House başarılı bir doktor olmasına rağmen hastane kurallarını ve yasaları umursamaz tavrı sürekli onun başına işler açar. Bu yüzden bir çok hastane değiştirmiştir. Hastane yöneticisi Lisa Cuddy, House'ı işe almadan önce onun bu özelliğinden haberdardır. Lakin kendisinin House'u dengeleyebileceğini ve onu göz altında tutabileceğini düşünmektedir.
Film
Awake
Quantum ölümsüzlüğünden yola çıkan yapım dedektif Michael Britten'ın (Jason Isaacs) karısı Hannah (Laura Allen) ve oğlu Rex'in (Dylan Minnette) de içinde olduğu bir kazadan sonra hastanede uyanmasıyla başlıyor. Ancak kazadan sonra Michael iki farklı gerçeklik arasında gidip gelmeye başlıyor. Birinde Hannah ölü ancak Rex hayatta. Diğerinde ise, tam tersi. Her ikisinden de vazgeçemeyen kahramanımız, iki dünya arasında seyahatlerine devam ediyor. Bu; iki farklı hayat sürmesi, iki farklı ortakla uğraşması demek. Michael üstüne üstlük iki gerçeklik arasında bazı bağlantılar fark edince, gizem iyice artıyor.
Film
The River
The River dizisi, bir vahşi yaşam ve televizyon kişiliği olan Emmet Cole’u konu almaktadır. Emmet dünyanın dört bir yanında karısı Tess ve oğlu Lincoln ile ileride en çok izlenen televizyon programlarından biri haline gelecek olan bu programı çekmeye başlarlar. Amazon’da araştırmaya çıktığı bir gün Emmet ortalıktan kaybolur ve bir daha geri dönmez onu merak eden ailesi, arkadaşları ve film ekibi onu bulabilmek için gizemli ve ölümcül bir yolculuğa çıkarlar.
Ünlü kâşif Dr. Emmet Cole (Bruce Greenwood) Amazon ormanlarının çok derinine, büyülü bir şey aramak üzere gitmiş ve bir daha hiç dönmemiştir. Kaybolmasıyla ilgili bu şok edici haber, aslında orada bir yerde keşfedilmeyi bekliyordur. Onun programını izleyerek büyümüş olan milyonlarca kişiye göre aslında o bir kahramandır. Oğlu Lincoln’e göre ise o bir gizem, anlaşılamaz biridir. Kaybolmasının ardından aradan 6 ay geçmiştir ve Lincoln’de artık geçmişi geride bırakmaya karar vermiştir işte tam da bu sırada Dr. Emmet Cole’un sinyal verici birden sessizliğe bürünür. Bunu bir işaret olarak sayan annesi kocasını bulabilmek için hemen bir arama-kurtarma ekibi oluşturur, Lincoln (Joe Anderson) ise düşünmeden bu ekibe katılır. Arama-kurtarma ekibinin ve gerekli ekipmanı karşılayabilmek için bu kurtarma görevi kayıt etmesi için kurnaz yapımcı Clark (Paul Blackthorne) ile anlaşılır. Kalabalık kurtarma ekibi eskiden tanıdıkları sevdikleri, akrabaları ve yeni tanıştıkları candan insanlardan oluşmaktadır hatta seksi ve becerikli Lena (Eloise Mumford) ve teknik sıkıntıları ustalıkla çözen Emilio (Daniel Zacapa) ve ölümcül güvenlik Kaptan Kurt Brynildson (Thomas Kretschmann).
Film
Person of Interest
Kameralar her yerde! izliyorlar, dinliyorlar, kaydediyorlar... Sizin hakkınızda herşeyi biliyorlar! Peki siz onlar hakkında ne biliyorsunuz? Gizemli bir işadamı olan mr. Finch (Michael EmersoN) ileride şlenecek suçları önceden önlemeyi hedefleyen bir bilgisayar proramı geliştirir. İlginç bir karaktere sahip bu milyoner işadamıelindeki bu programı hayata geçirebilmek için resmi kayıtlarda ölü olarak geçen Reese (James Caviezel) adlı eski bir CIA ajanı ile anlaşır. Kendi kaynakları ve teknolojisiyle, Reese'nin yeteneklerini ve sezgilerini birleştiren mr. Finch'in amacı gelecekte işlenecek olan suçları henüz suçlular eyleme geçmeden önlemektir
Film
Alcatraz
Tüm zamanları en meşhur hapishanesi Alcatraz 1963 yılında giderlerinin ödenmemesi ve denizin yolaçtığı tahribat yüzünden kapatılmıştır fakat bilinen gerçekler bununla sınırlı değildir. Hapishanede bulunan mahkum ve gardiyanlardan oluşan toplam 302 kişi arkaların da hiç bir iz bırakmadan esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolmuştur. Kaybolan mahkumlarlar 50 yıl sonra tekrar ortaya çıkar ve bu kişiler aradan geçen 50 yıla rağmen hiç yaşlanmamışlardır. Dedektif Rebecca Madsen (Sarah Jones), ajan Emerson Hauser (Sam Neil) ve tarihçi aynı zamanda çizgi roman yazarı Diego Soto (Jorge Garcia) ortaya çıkan mahkumları yakalamak ve bu olayların sırrını çözmek için bir ekip olarak çalışmak zorundadır...
Film
Fringe
Tüm yolcuların ve mürettebatının ölmüş olduğu, içinde hiç bir hayat belirtisi bulunmayan bir uçak Boston Logan havalimanı'na iniş yapar. Bu gizemli olayı araştırmak üzere, FBIözel ajanı Olivia Dunham (Anna Torv) görevlendirilir. Ancak araştırma esnasında arkadaşı özel ajan John Scoot, ölümün kıyısına gelir. Çılgına dönen umutsuzca ona yardım edecek birilerini aramaya başlar. Bu durum özel ajanımızı günümüzün Einstain'ı Walter Bishop'a (John Noble) götürür. Ancak Bishop 17 yıldan fazladır akıl hastanesindedir ve ona ulaşabilmenin tek yoluda asi oğlu Peter'ı (Jashua Jackson) yardım etmeye ikna etmekten geçer. Özel ajan Philip Broyles'ın (Lance Reddick) emrindeki üçlümüz, zamanla o ölümcül uçakta yaşananların, çok daha büyük ve şok edici bir gerçeğin sadece ufak bir parçası olduğunu keşfedeceklerdir...
Film
Sürpriz Baba
Kassie zeki, eğlenmeyi seven bekar bir kadındır ve en yakın arkadaşı nevrotik Wally'nin bütün itirazlarına rağmen artık bebek sahibi olma zamanı geldiğine karar verir ve yakışıklı bir sperm donörününden küçük bir yardım alır. Ancak Kassie'nin planları beklendiği gibi gitmemiş, son dakikada spermler karışmıştır ve bu gerçek ancak yedi yıl sonra Wally'nin Kassie'nin küçük nevrotik oğluyla tanışmasıyla ortaya çıkacaktır.